José Martí

José Martí

28 Ocak 1853 tarihinde, Havana Küba’da doğdu. Tam adı, Jose Julian Marti Perez’dir. Kraliyet Topçu Bölüğünde üstçavuş olan babası Mariano Marti Navarro, Valensiyalı; annesi Leonor Perez Cabrera de Santa Cruz ise bugünkü adı Kanarya Adaları olan Tenerifeliydi. Leonor Petrona, Maria Salustiana, Maria del Carmen, Rita Ameli ve Antonia Bruna isimli beş kız kardeşi vardı.

San Anacleto Ortaokulu ve Havana Belediyesi Erkek Lisesinde okudu. Bu okulun müdürü de olan öğretmen Rafael Maria de Mendive’nin, gelişimine büyük katkısı oldu.

Küba’nın bağımsızlığı için 1 Ekim 1868 tarihinde Demajagua’da, Carlos Manuel de Cespedes tarafından gerçekleştirilen askerî kalkışmanın hemen ardından politik görüşleri ve ilk dram türündeki eseri Abdala “El Diablo Cojuelo” (Topal Şeytan) ve “La Patria Libre” (Özgür Vatan) isimli gazetelerde 1869 yılında yayımlandı. 

Kübalıların bağımsızlığı adına imalı yazılar yayımlaması üzerine Savaş Konseyi tarafından altı yıl hapse mahkûm edildi. Ve sadece on altı yaşında olmasına rağmen Havana’nın San Lazaro kum ocağında bir yıl boyunca ağır şartlarda çalışmaya zorlandı. Bu ağır koşulların sonucu olarak iki ameliyat geçirdi. 15 Ocak 1871 tarihinde cezai indirime gidilince İspanya’nın Cadiz şehrine sürgüne gönderildi.

İspanya’da nefretle karşılaşmadı, kendi de nefret duymadı. Aksine adalet buldu ve bağımsızlığını kazandı. Ardında arkadaşlar bıraktı ve eğitim gördü: 1874 yılında, Zaragoza’da, Medeni Hukuk ve Filoloji Bölümlerinden yüksek notlarla mezun oldu. Bir süre sonra İspanya’dan ayrılarak Avrupa’nın çeşitli şehirlerini gezdi. Ocak 1875 tarihinde İngiltere’ye vardı. Oradan Meksika’ya geçti. Meksika’nın başkentinde son günlerine kadar en sadık arkadaşı olarak kalacak Manuel Mercado ile tanıştı. Meksika’da “Universal” ve “Federalista” dergileri için çeşitli yazılar kaleme aldı. Orada, Kübalı Carmen Zayas Bazan ile evlendi. Mart 1877 tarihinde Guatemala’ya taşındı ve Guatemala Merkezi Okuluna öğretim üyesi olarak atandı.

Zanjon Paktı’ndan -adaya bağımsızlık yolunda bir fırsat olan- sonra İspanya’nın ilan ettiği genel aftan yararlanarak 27 Temmuz 1878 tarihinde Havana’ya döndü ve avukat olarak çalışmaya başladı. 22 Kasım tarihinde oğlu Jose Francisco doğdu. 17 Eylül 1879 tarihinde komplo ile suçlanarak İspanya’ya sürüldü.

3 Ocak 1880 tarihinde New York’a geldi. New York’taki Küba Devrimci Komitesi’nin sözcüsü seçildi. “The Hour” (Saat) ve “The Sun” (Güneş) için makaleler kaleme aldı. Ocak 1881 tarihinde Venezuela’ya gitti. Bir yandan “La Opinion” (Düşünce) için yazılar yazarken diğer yandan da Venezuela dergisini yayına hazırladı. 28 Temmuz’da ülkeyi terk ederek 1895 yılına kadar kalacağı New York’a geri döndü.

1882 yılı başlarında, New York’ta ünlü eseri “Ismaelillo”yu yayımladı. Buenos Aires’in “La Nacion” (Ulus) gazetesiyle iş birliği yaparak özgür şiirlerinin (Versos Libres) pek çoğunu yazdı. 1884 yılında La Nacion ve Meksika Liberal Partisi için yazılar yazmaya devam etti.

16 Nisan 1887 tarihinde Uruguay’ın New York Konsolosu olarak atandı. 24 Haziran 1890 tarihinde Arjantin’in ve 30 Haziran tarihinde Paraguay’ın New York Konsolosu oldu. Aynı yıl Aralık ayında Güney Amerika Edebiyatı Birliği Başkanı seçildi.           

10 Ocak 1891 tarihinde resimli New York dergisinde “Nuestra America” (Bizim Amerikamız) başlıklı makalesi yayımlandı. Martta Washington Mali Kongresine Uruguay’ın temsilcisi olarak katıldı. Ekim ayında tüm görevlerinden istifa ederek Küba’nın Bağımsızlık hazırlıkları için daha çok zaman ayırmaya karar verdi. Aynı ay New York’da Versos Sencillos’u (Basit Şiirler) yayımladı.

Gazetecilik ve diplomatlık görevlerinin haricinde çeşitli dillerde çeviriler de yaptı.   

Bu dönemde halkı için hizmet etmekten de geri kalmadı. Yeni bağımsızlık hareketini organize etti. 14 Mart 1892 tarihinde bağımsızlığa adanmış “Patria” (Vatan) isimli gazetenin ilk sayısını yayımladı, 10 Nisan tarihinde Küba Devrimci Partisi’ni kurdu ve delege olarak seçildi. Sürgüne gönderilmiş Kübalıları organize etmek için New York, Cayo Hueso (Key West) ve Filadelfia arasında seyahat etti. Haiti’ye gitti. 11 Eylül tarihinde Dominikli Maximo Gomez ile Montecristi’de görüştü. (Dominik Cumhuriyeti) Jamaika’ya gitti. New York’a geri döndü.

1893 yılının ilk aylarında da seyahatlerine devam etti. 3 Haziran tarihinde Özgürlük Ordusu’nun başına getirilen Maximo Gomez ile tekrar görüştü. Kosta Rika’ya gitti, orada Küba bağımsızlığının öncülerinden olan Antonio Maceo ile görüştü. New York’a döndü ve 1893-1894 arasında tamamen savaş hazırlıklarıyla uğraştı.

29 Ocak 1895 tarihinde, önde gelen Kübalı komutanlar olan Enrique Collado ve Jose Maria Rodriguez ile adadaki Küba Devrimci Partisi temsilcisi Juan Gualberto Gomez’e karşı ayaklanma emrini imzaladı. 7 Şubat tarihinde Montecristi’ye vardı. (Dominik Cumhuriyeti) 25 Mart tarihinde Maximo Gomez ile Devrim’in temellerini içeren Montecristi Manifestosu’nu imzaladı.

11 Nisan 1895 tarihinde, küçük bir botla, yanında Maximo Gomez ve dört Kübalı vatandaşı olduğu halde Playitas’ta karaya çıktı. 15 Nisan’da Özgürlük Ordusu Komutanı ünvanını aldı. 18 Mayıs 1895 tarihinde Meksikalı arkadaşı Manuel Mercado’ya yazdığı mektup bir nevi politik vasiyet niteliği taşır.

19 Mayıs 1895 tarihinde Dos Rios’taki muharebede hayatını kaybetti. İspanyol kurşunları onun sadece fiziksel ölümüne yol açarken onu iki tutkusundan alıkoydular: Küba’nın bağımsızlığı ve Amerika’nın birleşmesi. Toprağı için verdiği mücadele için şöyle diyecektir: “Vatanı egemen ve bağımsız yapma gayretlerinden geri kalmadan güney deniziyle kuzey denizi birleşecek ve bir kartal yumurtasından bir yılan doğacaktır.”

“Kuruluşuna, silkelenmesine, ortaya çıkmasına kendimi adadığım Amerika’da, ne tatlı dudaklar için acı bir kadeh var ne de zehirli yılanın soktuğu erkeksi göğüslerin beşiğinden sadık çocuklar yeniden doğuyor.” (...) “Ben Amerika’nın evladıyım ve ona borçluyum.” Rio Bravo’dan Patogonia’ya kadar tüm Latinamerikalı ve Karayiplilere olan tutku dolu sevgisini bu derin ve güzel kelimelerle ifade etti.

En önemli erdemlerinden biri de Amerika Birleşik Devletlerinin yayılmacı niyetleri konusunda yarım kalmış mektubunda Meksikalı arkadaşı Manuel Mercado’yu uyarmasıydı. “Her gün vatanım ve görev için canımı verme tehlikesiyle karşı karşıyayım, tüm gayretlerim Küba’nın bağımsızlığını kazanarak Amerika Birleşik Devletlerinin Antillerde yayılmaya başlayıp Amerika topraklarımızın üstüne çöreklenmesini önlemektir. Şimdiye kadar yaptım bundan sonra da devam edeceğim.”

Şiirleri:

Alacalı Tüy Sorguçlar

Aynı Yalınlıkla Ölmek İsterim

Benim Sakim

Benim Şövalyem

Guanatanamo'lu kadın

Güzel Kokulu Eller

Küçük Prens (şiir)

Ruhumun Oğlu

Omuzumda

Uyanık Düş

İki Yurt