Toplam yaşam öyküsü sayısı: 9136
Kullanıcı Girişi



Kategoriler
Yeni eklenenler
Popüler yaşam öyküleri

Ana sayfa - Safiye Sultan

Safiye Sultan


Share Paylaş


Tavsiye et


Meslek: Diğer

Safiye Sultan Yazıcıya Gönder
Safiye Sultan, Sofia Bellicui Baffo adıyla 1550'de Venedik'te dünyaya geldi. Çok zengin bir ailenin tek çocuğudur. İyi eğitim aldı. On iki yaşındayken, Akdeniz'de gemiyle yapılan bir seyahat sırasında Osmanlı leventlerinin eline geçti ve Şehzade Murad'a verildi. İki sene boyunca haremde eğitim gördü ve adı 'arı, duru, saf güzellik' anlamına gelen 'Safiye' ismiyle değiştirildi. On üç yaşında III. Murad'a sunuldu. Eğitiminin iyi olması ve asil bir soydan gelmesi, Safiye'nin kısa zamanda sultan olmasını sağladı.

Safiye Sultan, III. Murad tahta geçince Baş Haseki oldu. Güzelliği ve zekâsı sayesinde nüfuzunu artırdı. Bu nüfuzu, yeni Valide Sultan olmuş Nurbanu Sultan tarafından tehdit olarak algılandı ve Nurbanu Sultan ondan kurtulmak istedi. Bunun için Sultan Murad'a her gün yeni bir cariye sunularak Safiye Sultan gözden düşürülmek istendi.

Safiye Sultan devletin hem iç hem de dış işlerine müdahale etti. Yabancı hükümdarlarla doğrudan mektuplaştı ve diplomatik ilişkilere girdi. İngiltere Kraliçesi I. Elizabeth ona 1593'te mücevherlerle işlenmiş bir portresini, o da Kraliçe'ye gümüş işlemeli elbise, kemer ve altın işlemeli iki mendil gönderdi. Bu hediyeleşmeler onun Valide Sultanlığı döneminde de sürdü. Kraliçe'nin sunduğu bir arabaya elbise, kuşak, gümüş işlemeli iki havlu, üç mendil, yakut ve inciyle bezenmiş bir taçla karşılık verdi. İngiltere Elçisi Edward Barton da Valide Sultan'a verdiği hediyeler sayesinde İstanbul'daki tayinlerde etkin rol oynadı. Bu ilişkiler ve hediyeler etkisini gösterdi ve Safiye Sultan Kraliçe'nin Saray'daki en büyük destekçisi oldu. Kraliçe, ona 1599'da süslü bir araba hediye etti. Safiye Sultan bu arabayla İstanbul'da o zaman için hiç alışılmadık şekilde gezmeye başladı.

Safiye Sultan'ın Venedik'e desteği, kendisine verilen rüşvet ve hediyeler, dönemin İstanbul elçilerinin raporlarına da yansıdı. Venedik, Safiye Sultan sayesinde ikili ilişkilerde ortaya çıkan pek çok tehlikeyi büyümeden atlatmıştır.

Elçilik raporları, Safiye Sultan ve Nurbanu Sultan'ın dış dünyayla ilişkilerini göstermektedir. Valide sultanların mektuplarını yazan ve genelde Yahudi olan kira kadınları, onlar için yazdıkları kısa mektupları Venedik Elçiliğine götürmekte ve Valide Sultanların Avrupa'yla olan ilişkilerini Venedik Elçiliği üzerinden sağlamaktaydı.

Safiye Sultan ve Nurbanu Sultan, Adriyatik'ten gelen ve kökeni hakkında değişik bilgiler olan kadınlardır. İkisinin de Saray'da elde ettiği gücün arkasında, eşlerinden ziyade oğulları yatmaktadır. Oğullarıyla kurdukları sağlam bağlar sayesinde erk sahibi olmuşlar ve devlet işlerinde önemli bir kilit noktası hâline gelmişlerdir. Valide Sultanların Venediklilere ısmarladıkları eşyalar bize dönemin modasını da göstermektedir.

Şehzade Mahmud ve annesi, Safiye Sultan'ın iktidarını tehdit etmekteydi. Oğlu III. Mehmed'i kışkırtan Safiye Sultan amacına ulaştı ve bu tehdidi ortadan kaldırdı. Şehzade Mahmud, 1603'te Saray'da sessizce boğduruldu. Annesi ise sürgün edildi. Sultan Mehmed'in tahta çıkar çıkmaz yaptığı ilk işi, on dokuz kardeşini boğdurmak oldu. Bu olay, Osmanlı tarihinin en kanlı olaylarından birisidir, çünkü öldürülenlerin çoğu bebektir. Halkın bu olaydan sonra III. Mehmed'e kin beslediği ve onu sevmediği bilinmektedir.

Safiye Sultan, Şeyhülislam Sunullah Efendi ile Yemişçi Hasan Paşa arasındaki çekişme neticesinde huzursuzlukları giderek artan kesimin 1603'te çıkardığı karışıklıklar sırasında zor durumda kaldı. Asiler onun sürgüne yollanmasını istedi, ama III. Mehmed, bunun yerine, yakın adamları Kapıağası Gazanfer Ağa ile Darüssade Ağası Osman Ağa'yı öldürtüp onlara teslim etmek suretiyle askerleri yatıştırdı. Safiye Sultan daha sonra Veziriazam Yemişçi Hasan Paşa'yla anlaşmazlığa düşüp onun da idam edilmesini sağladı.

Safiye Sultan devlet adamlarından rüşvet ve hediyeler alarak memuriyetlere tayinlerde etkili oldu. Halk ve memurlar devlet işlerindeki bu etkin rolünü bildiği için işlerini gördürebilmek amacıyla Safiye Sultan'a başvurdu, hatta bazen arabasının önünü kesip bu konularda isteklerde bulundu. Sadrazamdan şeyhülislama kadar tüm azil ve tayinlerde, devlet işlerinin yürütülmesinde birinci derecede etkili oldu. Fakat bu durum, onun sevilmeyen bir insan olmasına ve merkezde pek çok düşman kazanmasına yol açtı. Eğri Kalesi'nin fetih haberinin İstanbul'a ulaşması üzerine fakirlere, yetimlere ve dullara sadaka verdi. Nisan 1598'de Eminönü'ndeki Yeni Camii'nin yapımını bir törenle başlattı. Ancak oğlu ölüp kendisi Eski Saray'a nakledilince, epeyce ilerlemiş olan külliyenin inşaatı yarım kaldı. Cami, 1665'te Turhan Sultan zamanında tamamlandı. Safiye Sultan, Üsküdar'ın Karamanlı Köyü'nde bir camii ve çeşme yaptırdı. Kocasının türbesinde Kur'an okunması için bir vakıf kurdu. Fatih'te Âşıkpaşa Mahallesi'nde bulunan İmam Gazali'nin soyundan bir kişinin mezarının üzerine bir türbe, Davut Paşa semtinde de bir kasır yaptırdı.

Safiye Sultan, günde 3000 akçe maaşıyla, yeni Valide Sultan olan Handan Sultan‘dan daha fazla maaş aldı. Fakat bu durum uzun sürmedi. Oğlu III. Murad 1603'te ölünce, Safiye Sultan'ın makamı da düşmüş oldu ve yerine, gelini olan ve Benli Haseki namıyla bilinen Handan Sultan geçti.

Oğlu III. Mehmed'in 1603'teki vefatından sonra Safiye Sultan, Eski Saray'a gönderildi. Bütün hizmetçileri ve kadınlarıyla sürgün edilen Safiye Sultan, siyasete artık müdahale edemedi ve ömrünün kalanını orada geçirdi. 1619'da öldü.