Toplam yaşam öyküsü sayısı: 9136
Kullanıcı Girişi



Kategoriler
Yeni eklenenler
Popüler yaşam öyküleri

Ana sayfa - Cemaleddin Efganî

Cemaleddin Efganî


Share Paylaş


Tavsiye et


Meslek: Diğer

Cemaleddin Efganî Yazıcıya Gönder
Seyyid Cemâlüddîn Muhammed b. Safder el-Efganî el-Hüseynî, Kasım 1838'de doğdu. Nerede doğduğu tartışmalıdır. Önce evde eğitim gördü. Sonra babası tarafından daha ileri bir eğitim alması için Kazvin'e ve Tahran'a götürüldü. 1855'te İngiltere sömürgesindeki Hindistan'a gitti ve orada birkaç yıl boyunca din eğitimi aldı. 1866'da Afganistan'a gitti. Önce Afganistan Emîri Dost Muhammed Han'a, sonra da Emîr Muhammed Azam'a danışmanlık yaptı. Şer Ali Han'ın 1868'de devletin başına geçmesiyle birlikte Afganistan'dan çıkarıldı.

Mısır'a geldi. Temmuz 1868'de Batı Masonik Locası'na girdi. Üye numarası 1355'ti. Mısır Masonik Locasını kurdu ve locanın ilk Büyük Başkanı oldu. Efganî başka bir mason locası olan Fransa Büyük Doğu'ya girdi ve oranın Büyük Başkanı oldu.

1871 Mısır'a gitti. Orada, kendi reform politikalarına dair vaazlar vermeye başladı. Radikal düşünceleri sebebiyle 1879'da Mısır'dan kovuldu. Sonrasında İstanbul'a, Londra'ya, Paris'e, Moskova'ya, St. Petersburg'a ve Paris'e gitti. 1884'te, Paris'te, Muhammed Abduh'la beraber 'En Güçlü Bağ' gazetesini Arapça çıkarmaya başladı. Bu gazete üzerinden, Müslümanların daha çok bir araya gelmesi için İslam'ın ilk fikir ve prensiplerine dönülmesi çağrısında bulundu. Amaç, Doğunun kendine gelip sömürgecilerden kurtulması ve İslam ülkelerinde çağın gerektirdiği yeniliklerin yapılmasını sağlamaktı.

Efganî, hükûmete yardımcı olması için Şah Nasıreddin tarafından İran'a davet edildi. Şah, Efganî'yi kendisinin özel müşaviri yaptı ve ondan Harbiye Nezaretiyle ilgilenmesini istedi. İranlı aydınlar Efganî'nin çevresinde toplandı ve onun fikirlerinden faydalandı. Fakat Efganî, ülkede değişiklik istediği ve halkın yönetime katılmasını telkin ettiği için Şah'a ters düştü. Ülkeden ayrılmak için izin istedi. Rusya'ya gitti.

1886-1889 arasında Rusya'da kaldı. Rusları Hindistan'a göndererek oradaki İngiliz idaresine son vermeye çalıştı ve Rusların hâkimiyeti altında bulunan otuz milyon Müslüman'ın hakkını savundu. Bu faaliyetler Çar'ı rahatsız etti ve Efganî'den, ülkeden ayrılması istendi. Efganî de Rusya'dan ayrılarak Paris fuarını görmek üzere yola çıktı. Sonra Münih'e gitti.

Münih'te Şah Nasıreddin'le karşılaşan Efganî, Şah'ın daveti üzerine ikinci kez İran'a gitti. Fakat yönetimi eleştirip ıslahat tekliflerini yineleyince, Şah'ın gözünden düştü. Dokunulmaz bir yer olan Şah Abdülazim Türbesi'ne sığındı ve burada yedi ay boyunca vaaz vermeye başladı. 1891'de tutuklandı ve ülkeden çıkarıldı.

Efganî, II. Abdülhamid'e yaklaşmak için sebepler aradı ve ona mektup yazarak İslam birliği davasını gerçekleştirmek üzere ona yardım vaadinde bulundu. II. Abdülhamid de Panislamist düşünceleri için onun şöhret, tesir ve kabiliyetinden yararlanmak üzere Efganî'yi 1892'de İstanbul'a davet etti. Efganî'ye ev verildi, maaş bağlandı. Burada yeni bir çevre edinen Efganî, ramazan ayında sahura kadar süren sohbetlere katıldı. II Abdülhamid'in isteği üzerine İslâm birliği ve Şii-Sünni yakınlaşmasının yolları konusunda bir rapor hazırladı. Bu yakınlaşmayı ve İttihad-ı İslam'ı teşvik eden altı yüzü aşkın mektup yazdı ve yazdırdı. Fakat İngilizler, bu durumdan rahatsız oldu ve Sultan'a baskı yaptı. Yanı sıra Efganî'nin Jön Türkler'le ilişiki kurması, İran şahının öldürülmesinde onun da parmağının bulunduğu ithamı ve II. Abdülhamid'in Şiilik'le itham edilme korkusu gibi unsurlar, bu çalışmaları olumsuz yönde etkiledi.

Efganî gırtlak kanseri yüzünden 9 Mart 1897'de, İstanbul'da öldü. Maçka'daki Şeyhler Mezarlığı'na defnedildi. 1944'te Afganistan Hükûmeti'nin isteği üzerine kemikleri Afganistan'a nakledildi.