Toplam yaşam öyküsü sayısı: 9136
Kullanıcı Girişi



Kategoriler
Yeni eklenenler
Popüler yaşam öyküleri

Ana sayfa - Keçecizade Fuad Paşa

Keçecizade Fuad Paşa


Share Paylaş


Tavsiye et


Meslek: Siyasetçiler

Keçecizade Fuad Paşa Yazıcıya Gönder
Asıl adı Mehmed Fuad'dır. 17 Ocak 1815'te, İstanbul'da doğdu. Babası, ünlü şair Keçecizade İzzet Molla'dır.

Arapça ve Farsça öğrendi. Mekteb-i Tıbbiyye'ye girdi. Okulun eğitim dili Fransızca olduğundan, Fransızcayı da öğrendi. Tıbbiyeden doktor yüzbaşı olarak mezun oldu. Vali Çengeloğlu Tahir Paşa'yla beraber Trablusgarp'a gitti. Dönüşte Babıali Tercüme Kalemine girdi. 1839'da buranın mütercim-i evveli oldu. Ardından 'sefaret başkatibi' sıfatıyla Londra'ya gitti.

Daha tecrübeli olarak yurda döndü. İspanya Kraliçesi Elizabeth'e, Abdülmecid'in cevabını götürmek ve iki devlet arasındaki ilişkiyi kuvvetlendirmek için 1844'te Madrid'e gönderildi. İspanya ve Portekiz'de bir yıldan fazla kaldı. Sonra yurda tekrar dönerek 1845'te Divan-ı Hümayun tercümanlığına, 1847'de Divan-ı Hümayun âmedciliğine tayin edildi. Romatizma tedavisi için Bursa'ya giderken, Cevdet Paşa'yı da beraberinde götürdü. Bursa'da Kavaid-i Osmaniyye'yi ve Şirket-i Hayriyye'nin nizamname layihasını yazdı. 1850 ortalarında teşkil edilen Encümen-i Daniş'e 'sadaret müsteşarı' sıfatıyla üye yapıldı. 6 Nisan 1852'de Mısır'a gitti. Mısır'ın 60.000 kese olan yıllık vergisini 80.000 keseye çıkardı. Mısır'dan dönünce Hariciye Nazırı yapıldı. Meclis-i Âlî-i Tanzimat'a üye tayin edildi. İstanbul'a dönünce bu meclisin başkanı oldu.

Fuad Paşa nazırlığı sırasında Lübnan meselesine yöneldi. Fuad Paşa delege olarak Lübnan'a gönderildi. 3000 askerle birlikte 1860'ta Beyrut'a vardı. Fuad Paşa önce Şam sorunuyla ilgilendi. Şam olayına karışan 167 kişiyi idam ettirdi. Fransızların işine karışmaması için Şam Valisi Müşir Ahmed Paşa'yı ve maiyetindekileri kurşuna dizdirdi. Suçlu Dürzî reislerinin beklenmeyen bir zamanda teslim olmaları, Fuad Paşa'nın işini kolaylaştırdı. Uzun süren müzakerelerden sonra, Haziran 1861'de imzalanan anlaşma gereğince Fransızlar Cebelilübnan'ı boşalttı ve Suriye yarım asır daha Osmanlı yönetiminde kaldı.

Abdülaziz tahta geçince, Meclis-i Vâlâ ile Meclis-i Âlî-yi Tanzimat'ı birleştirdi. Fuad Paşa Temmuz 1861'de bu meclisin reisi oldu. İlk iş olarak, çökmüş olan maliyenin düzeltilmesi için alınmasını gereken tedbirleri Padişah'a rapor olarak sundu. Fuad Paşa, Hazine'nin kontrolünü bizzat üstlendi. Kâğıt para tedavülden kaldırıldı. Fakat gelirler artırılamadığı için dengeli bir bütçe kurulamadı. Maliyenin düzeltememesi ve Rumeli'de yayılan milliyetçi fikirlerin durumu daha da ağırlaştırması üzerine Fuad Paşa Ocak 1863'te sadaretten ayrıldı. Abdülaziz'in ısrarıyla, istifasından bir hafta sonra Meclis-i Vâlâ-yi Ahkâm-ı Adliyye reisliğine getirildi. Şubat 1863'te serasker yapıldı.

Fuad Paşa, Abdülaziz'in Nisan-Mayıs 1863'teki Mısır seyahatinde yanında bulundu. Mayıs 1863'te Osmanlı tarihinde ilk defa olarak 'yâver-i ekrem' unvanını aldı. Haziran 1863'te, seraskerlik uhdesinde kalmak üzere ikinci kez sadrazam oldu. Haziran 1866'da görevden alındı. Şubat 1867'de beşinci kez Hariciye nazırlığına getirildi ve bu sıfatla, Abdülaziz'in Fransa ve İngiltere'ye yaptığı seyahatte yanında bulundu.

Bu seyahat süresince, kalbinden rahatsız olan Fuad Paşa'nın hastalığını arttı. Doktorların tavsiyesine uyarak 1868'de Nice şehrine istirahat etmeye gitti ve 12 Şubat 1869'da orada öldü.

Fuad Paşa Tanzimat devrinin üç önemli şahsiyetinden biridir. Mustafa Reşid Paşa İngiliz taraftarı, Ali ve Fuad Paşalar Fransız taraftarı olarak tanındı. Fakat Fuad Paşa tamamen Fransız odaklı bir politika takip etmedi. Osmanlı Devleti'nin milliyetçilik yüzünden parçalanacağından korktu; bu bakımdan Avrupa'daki milliyet cereyanlarını çok yakından takip etti. Gayrimüslim tebaaya eşit muamele edilmesi hâlinde milliyetçi ayrılıkçığın önlenebileceğini savundu. Fuad Paşa Osmanlı'da, eyalet teşkilatı yerine geniş yetkili valilerle idare edilen vilayet teşkilatını kurdu. İstanbul'da Divanyolu genişletildi; Galatasaray Lisesi ve Darülfünun kuruldu.