Toplam yaşam öyküsü sayısı: 9136
Kullanıcı Girişi



Kategoriler
Yeni eklenenler
Popüler yaşam öyküleri

Ana sayfa - Josip Broz Tito

Josip Broz Tito


Share Paylaş


Tavsiye et


Meslek: Devlet başkanları

Josip Broz Tito Yazıcıya Gönder
7 Mayıs 1892'de Kumrovec‘de doğdu. On beş çocuklu fakir bir köylü ailesinin yedinci çocuğudur. Babası Hırvat, annesi Sloven'dir. On üç yaşlarındayken Sisak kasabasına yerleşti. Burada çilingir çırağı olarak çalışmaya başladı. Gençlik yıllarında metal işçiliği yaptı. Çalıştığı yerlerde sendika faaliyetlerine katılarak aktif görevler aldı ve Hırvatistan Sosyal Demokrat Partisi‘ne girdi.

Zagreb‘deki 25. Alay'da askerlik hizmetini yapmak üzere silahaltına alındı. Bu sırada I. Dünya Savaşı başladı. 1914'te askerî birliğiyle birlikte Sırbistan‘a gönderildi. Bu savaşa karşı olduğunu söyleyerek propaganda yapmaya başladı. Suçlu görüldü ve Petrovaradin‘de tutuklandı.

Ocak 1915'te serbest bırakıldı. Karpat cephesinde tekrar savaşa katıldı ve cesaret madalyasıyla ödüllendirildi. Bukovina cephesinde çarpışırken bir Kazak askeri tarafından süngüyle ağır şekilde yaralandı. Rus ordusuna esir düştü. Bolşeviklerin safında 1917-1920 yıllarında devrime ve iç savaşa katıldı. 1920'de bir Rus kadınla evlenip Yugoslavya‘ya geri döndü. Yugoslavya Komünist Partisi‘nin kurucuları arasında yer aldı. Komünist Parti'ye bağlı olarak yürüttüğü siyasi faaliyetlerinden dolayı birçok kere tutuklandı. 1928'deki soruşturma neticesinde altı yıl hapis cezasına mahkûm edildi. 1934'te hapisten çıktı.

1936'da Paris'te enternasyonal tugayların İspanya‘ya geçişini organize etti. Bu çalışmalarından dolayı Yugoslavya Komünist Partisi Genel Sekreterliğine getirildi.

Bu sırada II. Dünya Savaşı çıktı. Uzice‘de bir Kurtuluş Savaşı Komitesi kurdu. İşgal kuvvetlerine ve onlarla işbirliği yapan Ustaşalara karşı gerilla savaşına başladı. Çevresindeki kişilere görev verirken ve iş yaptırırken sık sık 'Tİ-TO, Tİ-TO!' (Sen bunu, sen bunu yap!) dediği için, arkadaşları, isminin arkasına Tito lakabını ekledi.

Tito, Yugoslavya'nın bir federasyon biçiminde teşkilatlanmasını savundu. Onun bu fikri, zamanın devlet adamı Churchill tarafından desteklendi. Rakibi olan Draza Mihailoviç'i saf dışı bıraktı. Partizanlardan meydana gelen bir ordu kurarak hükûmetin başına geçti. Alman Nazi birlikleri 1941'de Yugoslavya'ya girdi ve çok uluslu insan gruplarından meydana gelen bu ülke parçalandı. Nazilerin Rusya'ya saldırması üzerine, Yugoslavya'daki komünistler, Tito başta olmak üzere bir direniş hareketi teşkilatlandırmaya başladı. Tito, Yugoslavya halkını birlik, beraberlik, kardeşlik ve bağımsızlık çağrısı yapan bir bildiriyle ayaklandırdı. Ayaklanmanın hızla yayılması sonucu Yugoslavya'nın yarısı bağımsızlığa kavuştu. Tito ve kendisine bağlı Partizanlar, bir anda Yugoslavya'da herkes tarafından tanındı. Almanların yoğun baskılarına rağmen Partizan grubunun hareket ve fikirleri benimsendi. Tito, hareket ve kabiliyetleri yüksek, vatanları için gözlerini kırpmadan canlarını verebilecek işçilerden meydana gelen gerilla tugayları kurdu. Hitler 1943'te Partizan hareketlerinin bu şekilde kuvvetlenmesi üzerine Neretva ve Sutjeska‘ya saldırdı. Tito taraftarı Partizanlar, bu saldırıda 6.000'in üzerinde kayıp vermelerine rağmen Alman kuşatmasına karşı koyarak onları geri püskürttü.

1943'te İtalya, Almanya'ya teslim oldu. Partizan grubunu komuta eden Tito, SSCB ve diğer büyük devletlere haber vermeden gizlice Partizan parlamentosunu (Yugoslavya Antifaşist Ulusal Kurtuluş Konseyini) topladı. Bir Geçici Devrim Hükûmeti kuruldu. Yugoslavya'nın eşit halklardan meydana gelen federal bir topluluk olduğunu ilan edildi. Bu çalışmalarından dolayı Tito'ya 1943'te Yugoslavya Mareşalliği, Hükûmet Başkanlığı ve Başkomutanlığı unvanları verildi. Sonra seçimlere gidildi ve Tito'nun partisi olan Halk Cephesi seçimlerde galip çıktı. Seçimlerden hemen sonra, Yugoslavya Federal Cumhuriyeti 7 Mart 1945'te kuruldu. Böylelikle ülkedeki monarşi yönetimine son verildi.

Tito'nun komşu devletlerdeki halk demokrasisi diye adlandırılan ayaklanmaları desteklemesi, Atina Hükûmeti'ne karşı Yunan komünistlerine her konuda yardım etmesi, Yugoslavya'da açıkça sosyalist bir rejim uygulaması üzerine, Batılı devletler Tito'dan desteğini çekti. Yugoslavya'yı Sovyetler Birliği‘nin yönetim biçimine göre şekillendirmek isteyen Josef Stalin ile Tito'nun arası açıldı.

Stalin 1953'te ölünce, SSCB idarecileri Tito'ya yeni bir yaklaşımda bulundu. 1955'te Sovyet Başkanı Kruşçev, Belgrad‘ı ziyaret etti ve Stalin'in politikasını resmen kınadı. Tito, devlet yönetiminde komünist rejiminin ideolojisini kabullenmekle birlikte Komünist Sovyet Rusya karşısında bağımsız bir tutum içine girdi. Tito ve Sovyetler Birliği arasındaki ilişki, Tito'nun ülkesinde sosyalizmin inşası sürecinde ve dış politikada Sovyet etkisinin dışında kalmak istemesi nedeniyle çok geçmeden bozuldu. Bu bozulan ilişki üzerine Yugoslavya, kurucu üyeleri arasında yer aldığı Cominform‘dan 1948 yılında çıkarıldı. Bu tarihten sonra SSCB ve Doğu Bloğu'nun diğer ülkeleri tarafından tecrit edilen Yugoslavya, bu tecrit politikası karşısında ayakta kalabilmek için askerî ve mali destek adına Batıya yönelmek zorunda kaldı. Sovyet Rusya'ya karşı Batı devletlerine ve ABD'ye yaklaştı.

Tito, 13 Ocak 1953'te Yugoslavya Devlet Başkanı seçildi. Yugoslavya'yı Sosyalist Federal Cumhuriyet hâline getirdi. 1968'de Varşova Paktı'nın Çekoslovakya'yı işgalini kınadı.

1962-70 yılları arasında sık sık Asya, Afrika ve Latin Amerika'ya geziler yaparak Bağlantısızlar Hareketi'ni güçlendirdi. Yirmi beş tane üçüncü dünya ülkesi bir araya getirerek Bandung Konferansı'nın düzenlenmesini sağladı. Bu ülkeler Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği nüfuzundan kurtarıldı. 1955'te Bandung ve 1961'de de Belgrad konferanslarıyla temeli atılan Bağlantısızlık Hareketi, ABD ve SSCB'nin dayatmalarına karşın dünya halklarının demokratik tepkilerini ifade etmek iddiasıyla ortaya çıktı; ancak varlığını hâlen sürdüren bu oluşum, güçlü bir maddi ve kitlesel temele dayanmadığından, pek başarılı olamadı.

Tito, 1970'te, Yugoslavya'nın bölgesel savunma sistemini kurmasını savundu. 1974'te kolektif başkanlık sistemiyle aynı görüşü resmen kabul etti. Aynı yıl ömür boyu Devlet Başkanlığına getirildi.

Tito Mayıs 1980'de öldü. Naaşı Belgrad'daki Kuca Cveca adlı bir anıt mezara defnedildi.