Toplam yaşam öyküsü sayısı: 9136
Kullanıcı Girişi



Kategoriler
Yeni eklenenler
Popüler yaşam öyküleri

Ana sayfa - Jean-Bedel Bokassa

Jean-Bedel Bokassa


Share Paylaş


Tavsiye et


Meslek: Siyasetçiler

Jean-Bedel Bokassa Yazıcıya Gönder
22 Şubat 1921'de, Orta Afrika Cumhuriyeti'nin Lobaye şehrinin M'Baka köyünde doğdu. Ailesi oğullarının Fransızca eğitim veren bir okula gitmelerini uygun bulunca, Bokassa, M'Baiki köyündeki Hıristiyan misyoner okulu olan Sainte-Jeanne d'Arc'a gitti. Fransızca dersine karşı özel bir ilgisi vardı. Jean-Bedel tarafından yazılan dilbilgisi kitabını okumaktan çok hoşlandığı için, öğretmenleri ona 'Jean-Bedel' demeye başladı. Eğitimine Bangui'deki Saint-Louis Okulu'nda devam etti. Ardından, Kongo Cumhuriyeti'nin başşehri Brazzaville'deki Peder Compte'nin okuluna gitti ve orada aşçılık öğrendi. 1939'da mezun oldu ve dedesinin tavsiyesi üzerine 19 Mayıs 1939'da nişancı olarak koloni birliğine katıldı.

Temmuz 1940'ta onbaşı, Kasım 1941'de kıdemli başçavuş oldu. Nazi Almanyası'nın Fransa'yı işgal etmesi üzerine, Özgür Fransa Ordusu'nun Afrika bölüğüne hizmet etmeye başladı. 15 Ağustos 1944'te güney Fransa'da ve Almanya'da savaştı. II. Dünya Savaşı'ndan sonra Fransız ordusundan ayrılmadı ve ordu kampında radyo yayınları üzerine çalışmaya başladı.

Daha sonra Senegal, Saint-Louis'teki bir eğitim okuluna katıldı. Ardından Hindiçin'e gitti ve Saigon-Cholon taburunda yayın uzmanı olarak çalıştı. İlk Hindiçin Savaşı'nda, radyo yayınları üzerinden bir çatışma çıkacağını gördü ve bu keşfiyle Löjon Donör nişanı aldı. Fransa'ya döndü ve Afrikalı erlere radyo yayınını öğretti. 1956'da asteğmen, 1958'de teğmen, 1 Temmuz 1961'de de yüzbaşı yapıldı.

1 Ocak 1962'de Fransız ordusundan ayrıldı ve Orta Afrika Cumhuriyeti ordusuna katıldı. Devlet başkanı David Dacko'nun kuzeni ve eski devlet başkanı Barthelemy Boganda'nın yeğeni olması dolayısıyla, kendisine yeni bir ordu kurma görevi verildi. Bir sene sonra ordunun komutanı tayin edildi. Hem devlet başkanının akrabası hem de Fransa ordusundaki tecrübelerinden dolayı kısa sürede orduda yükseldi ve 1 Aralık 1964'te Orta Afrika Cumhuriyeti ordusununun albayı oldu. Kendini kamusal mekânlarda göstermeye başladı. Hükûmet'te önemli bir mevkide olduğunu göstermek için törenlerde devlet başkanının yanında üniformasıyla oturdu. Bu hâliyle Dacko Hükûmeti için bir tehdit unsuru oluşturdu.

Dacko Hükûmeti 1964-65'te birtakım sorunlar yaşamaya başladı. Ekonomi durgunlaştı; bürokrasi kendi içinde siyasi olarak bölündü; ülkenin güney ve doğu sınırlarında güvenlik ihlalleri yaşanmaya başlandı; MESAN (Movement for the Social Evolution of Black Africa/Afrika Sosyal Evrim Hareketi) adlı radikal politik örgüt Hükûmet'i baskı altına aldı. Hükûmet Mao Zedung'un partisiyle diplomatik ilişkilere girdi ve ülkede komünist propagandalar yapıldı. Bu durumlar, Bokassa'nın Hükûmet'i devirip darbe yapılması gerektiğini düşünmesine yol açtı ve Dacro ile Bokassa'nın arasındaki gerilim arttı.

Darbe 31 Aralık 1965'te yapıldı. Ordu komutanlarından Alexandra Banza, Bokassa'ya yardım etti. Dacko tutuklandı ve Ngaragba Hapishanesi'ne konuldu. Devrimci Konsül Hükûmeti kuruldu. Anayasa yürürlükten kaldırıldı. Meclis lağvedildi. Yeni Hükûmet, seçimlerin ileride yapılacağını, meclisin ileride toplanacağını ve yeni Anayasa'nın ileride tanzim edileceğini söyledi. Ülkedeki politik organizasyonlar sınırlandırıldı.

18 ila 55 arasındaki erkek ve kadınlardan iş sahibi olduklarını ispatlamaları istendi; ispatlayamayanlar hapse atıldı. Akşamları ve hafta sonları hariç, orkestra davulu çalmak, çok eşlilik, çeyiz düzmek ve kadın sünneti yasaklandı.

Bokassa devlet başkanlığını dış ülkelere kabul ettirmekte zorlandı. 'Komünizme karşı çıkmak ve ülkedeki komünistlerin iktidarı hedef almasına mani olmak' mazeretiyle, yaptığı darbeyi kabul ettirmeye çalıştı.

Bokassa ve Banza arasında bütçe tartışmaları yaşandı. Bokassa, Banza'nın ordusunu ülkenin sınırına gönderdi, kendi destek kuvvetlerini ise başkentin yakınında tuttu. Yanı sıra Fransa ordusundan kendisine yardım etmesini istedi. Fransa Bokassa'ya asker gönderdi.

Banza, Devlet Bakanı olarak güttüğü politikalarla ülke ekonomisine fayda sağlayınca, Bokassa'nın gözünde bir tehdit unsuru hâline geldi ve Banza, Devlet Bakanlığından alındı. Bokassa, Banza'nın kendisine darbe planı yaptığı haberini alınca, Banza ele geçirildi ve kurşunlanarak infaz edildi.

Bokassa 1971'de kendini orgeneral rütbesine atadı. 4 Mart 1972'de de ömür boyu devlet başkanı olduğunu açıkladı. 1974'te kendisine bir darbe teşebbüsünde bulunuldu ve bunu atlattı. Muammer Kaddafi'den finansal destek aldı. Fransa'dan aldığı finansal ve askerî desteği sürdürdü; buna karşılık Fransız devlet başkanına Afrika'da avlanma izni verip Fransa'ya nükleer enerji için kullanmak zorunda olduğu uranyumu tedarik etti.

Bokassa Eylül 1976'da Hükûmet'i feshetti ve Orta Afrika Devrimci Konseyi'ni kurdu. Aralık 1976'da Katolik mezhebine geçti. Yeni Anayasa'yı ilan ederek devletin rejimini cumhuriyetten mutlak monarşiye değiştirdi. Böylelikle Orta Afrika Cumhuriyeti, Orta Afrika İmparatorluğu adını aldı. Bokassa bu değişikliğin ilhamını, Fransız Devrimi'nden sonra ilan edilen Fransız İmparatorluğu'ndan aldı. Kendine de 'Yüksek Majesteleri' unvanını verdi. 4 Aralık 1977'te de taç giydi. Taç töreni 20 milyon dolara mal oldu.

Ülkede yiyecek kıtlığı yüzünden birtakım isyanlar başladı. Son isyan, 17-19 Nisan 1979'da, Hükûmet tarafından zorunlu tutulan ve üzerinde Bokassa'nın resmi bulunan pahalı okul üniformalarını giymek istemeyen ve ücretsiz eğitim almak isteyen ilkokul öğrencileri tarafından gerçekleştirildi. Bu gösteride yüze yakın öğrenci öldürüldü. Bu durum skandala yol açtı ve Fransız taburları 20 Eylül 1979'da Orta Afrika İmparatorluğu'nu işgal ederek eski devlet başkanı Dacko'yu iktidara getirdi. Bokassa ise Fildişi Sahili'ne kaçtı.

Tekrar devlet başkanı olan Dacko, 1 Eylül 1981'de Andre Kolingba tarafından kansız bir darbeyle makamından indirildi. Bokasso, Fildişi Sahili'nin Abidjan şehrinde dört yıl sürgünde kaldı. Daha sonra, Fransız ordusunda görev almış olması sebebiyle, Fransa Hükûmeti tarafından 'siyasi mülteci' sıfatıyla Fransa'da yaşamasına izin verildi.

Aralık 1980'de gıyabında yargılanmaya başladı ve ölüme mahkûm edildi. 24 Ekim 1986'da ana vatanına döndüğünde ise on dört ayrı suçtan tutuklandı. Daha önce, gıyabında verilen mahkeme hükmü yeniden değerlendirildi.

Dava 15 Aralık 1986'da başladı. Dava süresince kendisine yöneltilen tüm suçlamaları reddetti. Dava 29 Şubat 1988'de bitti. Önce ömür boyu hücre hapsine çarptırılan Bokasso'nun cezası daha sonra yirmi yıl hücre hapsine indirildi. 1993'te genel affın ilan edilmesiyle birlikte Bokassa 1 Ağustos 1993'te hapisten çıktı. 3 Kasım 1996'da kalp krizinden öldü.