Toplam yaşam öyküsü sayısı: 9136
Kullanıcı Girişi



Kategoriler
Yeni eklenenler
Popüler yaşam öyküleri

Ana sayfa - I. Yezid

I. Yezid


Share Paylaş


Tavsiye et


Meslek: İslam halifeleri Tarihî kişilikler Hükümdarlar

I. Yezid Yazıcıya Gönder
648'de Şam'da doğdu. Babası Muaviye, oğlunun çöl ortamında yetişmesini sağlamak için onu annesiyle birlikte Kelb kabilesinin yaşadığı Tedmür civarındaki Bâdiye'ye gönderdi. Yezid burada bedevi hayatının şartlarına göre büyüdü. Ata binme ve silah kullanmada maharet kazandı, Arapçayı öğrendi. Yarış atları ve av köpekleri edindi, şiirle meşgul oldu. Muaviye oğlunu Dımaşk'a getirttikten sonra eğitimiyle yakından ilgilendi. Onun için nesep âlimi Dağfel b. Hanzale gibi özel hocalar tuttu. Ancak Yezid'in çölde edindiği kötü alışkanlıklarını sürdürmesi, bilhassa oyun ve eğlenceye düşkünlüğü halk tarafından yadırgandı ve eleştirildi.

Halifeliği isyan ve anarşi sonunda elde eden Muaviye, 670'de, Müslümanların hilafet meselesi yüzünden yeni bir iç savaşa sürüklenmesini engellemeyi gerekçe göstererek, vefatının ardından oğlu Yezid'i veliaht tayin etti ve bunu valilere bildirdi. Yezid'i halk arasında oluşan tepkiyi bertaraf edip veliahtlığa hazırlamak için ona önemli görevler verdi. 670'te gerçekleştirilen ilk İstanbul kuşatmasında oğlunu komutan, 671'de ise hac emiri tayin etti. Yezid, ikinci görevi esnasında Hicaz halkına bol miktarda bağışlarda bulunup onların gönüllerini kazanmaya çalıştı. Oğlunun veliahtlık meselesini tekrar gündeme getiren Muaviye, Medine'de Hz. Hüseyin, Abdullah b. Zübeyr ve Abdullah b. Ömer gibi sahabeden bir grup, bu uygulamanın hilafeti saltanata çevirmek olduğunu söyleyip kendisine şiddetle karşı çıktı. Buna rağmen Mekke ve Medine halkı Yezid'in veliahtlığını kabul etti.

Muaviye vefat edince Yezid, Dımaşk'ta halife olarak 680'de biat aldı. Medine dışındaki şehirlerde de ona biat edildi. Veliaht tayin edilmesine karşı çıkan Medineli grubun halifeliğine de karşı çıkmasından endişe eden Yezid, Medine valisine haber göndererek babasının ölümü duyulmadan muhalif grubun biatini almasını emretti. Ancak valinin kendilerini çağırmasından Muaviye'nin öldüğünü anlayan Abdullah b. Zübeyr ile Hz. Hüseyin, o gece yola çıkıp Mekke'ye gitti. Yezid aleyhindeki faaliyetlerini Mekke'de sürdürdüler. Hz. Hüseyin'in Kûfe'deki taraftarları kendisine mektup yazarak Kûfe'ye gelip başlarına geçmesini istedi. Bu hareketi organize etmesi için Hz. Hüseyin'in Kûfe'ye gönderdiği Müslim b. Akîl şehirde onun adına biat almaya başladı. Ancak durumu öğrenen Yezid, Kûfe valiliğine Ubeydullah b. Ziyad'ı tayin etti ve Müslim yakalanıp öldürüldü. Hz. Hüseyin Kûfe'ye gitti. Müslim ve taraftarlarının başına gelenleri öğrendi. Kerbelâ'da Emevi ordusu tarafından kuşatılan Hz. Hüseyin'den, Yezid'e biat etmesi istendi. Hz. Hüseyin bunu kabul etmeyince 10 Ekim 680'de, beraberindekilerden yetmiş iki kişiyle birlikte öldürüldü.

Hz. Ebubekir'in torunu ve Hz. Peygamber (s.a.v.)'in yakın sahabelerinden olan Zübeyr'in oğlu Abdullah, Yezid'e sadakat yemini etmedi ve Hz. Hüseyin'in Kerbelâ'da öldürülmesinden sonra Mekke'ye dönüp Yezid'i halife kabul etmediğini bildirerek isyan etti. Medineliler önce I. Yezid'le durumu görüştü, sonra da Medine'nin Emevi emirini şehirden atıp Abdullah bin Zübeyr tarafına geçti. Abdullah bin Zübeyr, Kûfe Valisi Ubeydullah bin Ziyad'a karşı olması için Kûfe'ye vali gönderdi.

Yezid, Irak Valisi Ubeydullah bin Ziyad'a Hicaz'a ordusuyla gidip Abdullah bin Zübeyr'in isyanını bastırmasını istedi. Ubeydullah hasta olduğu gerekçesiyle bunu kabul etmedi. Bunun üzerine Yezid, 10.000 kişilik bir orduyu Müslim bin Ukbe El-Murri komutasında Hicaz'a gönderdi. Bu ordu, Abdullah bin Zübeyr taraftarlarıyla Medine'de savaştı. Harre Savaşı kısa ve çok kanlı oldu. Medineli birkaç bin sahabi bu muharebede öldürüldü. Sonunda Medineliler yenilip şehirlerine çekildi. Yezid'in ordusu Medine'ye girdi. O zamanki savaş geleneklerine uyarak, Medine şehrini üç gün boyunca yağmaladı. Ordunun komutanı Müslim bin Ukbe al-Murri, mülkiyet ve çiğnediği hak sebebiyle 'müsrif' lakabıyla anıldı.

Yezid, aleyhindeki olumsuz havayı yok etmek için Medine ileri gelenlerinden bir heyeti Dımaşk'a davet etti. Davet sonrasında heyet, Medine'ye döndü ve Yezid'in oyun ve eğlenceye daldığını, haramlara bulaştığını anlatarak isyanı tekrar hatırlattı. Bu durum Medine'de büyük bir infiale yol açtı. Medine'de başlayan muhalefet hem dinî hem de ekonomik bir boyut kazandı. Medine'deki gelişmeleri haber alan Yezid, vali aracılığıyla, halkı tehdit eden bir mektup gönderdi. Ancak mektubun halkın öfkesini daha da arttırdığını öğrenince, onlarla uzlaşmak için Numan b. Beşir'i bazı tekliflerle Medine'ye yolladı.

Medineliler bu teklifi reddetti ve Abdullah b. Hanzale'ye biat etti. Müslim b. Ukbe kumandasındaki 12.000 kişilik kuvvet Medine'ye hareket etti. Müslim b. Ukbe, teslim olmaları için Medinelilere üç gün süre tanıdı ve onlara ekonomik sıkıntılarını giderecek bazı tekliflerde bulundu. Olumlu cevap alamayınca saldırdı ve Ağustos 683'te şehre hâkim oldu. Komutan Müslim b. Ukbe, Abdullah b. Zübeyr'in üzerine gitmek için Mekke'ye yöneldi. Yolda öldü ve yerine Komutan Husayn b. Nümeyr geçti.

Abdullah bin Zübeyr bu orduya karşı tutunamayıp Mekke içine çekildi. Yezid'in ordusu, Mekke şehrini kuşattı. Üç ay süren bu kuşatma sırasında ordu, çevredeki tepelerden mancınıklar kullanarak şehre büyük taşlar atmaya başladı. Savaşta Kâbe zarar gördü. Hatta Kâbe'nin örtüsü yakıldı.

Savaş sırasında Yezid 10 Kasım 683'te öldü. Bunun üzerine ordu Şam'a geri döndü. Yezid'in yerine gelecek kişi hakkında az bilgi olması neticesinde, komutan Husayn b. Nümeyr, Abdullah bin Zübeyr'e, Suriye'ye gelmesi durumunda onu Şam'da halife ilan edebileceğini söyledi.

Üç yıl altı ay halifelik yapan Yezid, Dımaşk'a gömüldü. Yezid idari alanda babası Muaviye'nin politikalarını devam ettirdi. Babasının valilerini ve diğer devlet adamlarını yerlerinde bırakıp onlara geniş yetkiler verdi. Kendisi zamanının çoğunu şair ve musikişinaslarla bir arada, oyun ve eğlence meclislerinde geçirdi. İçki içen ilk halife olması sebebiyle 'el-humûr' (sarhoş) lakabıyla anıldı. Kerbelâ Vakası, Harre Savaşı ve Mekke Kuşatması gibi faaliyetleri yüzünden Müslümanlarca İslam tarihinin en kötü isimlerinden biri olarak anıldı.