Toplam yaşam öyküsü sayısı: 9136
Kullanıcı Girişi



Kategoriler
Yeni eklenenler
Popüler yaşam öyküleri

Ana sayfa - Hüseyin Avni Paşa

Hüseyin Avni Paşa


Share Paylaş


Tavsiye et


Meslek: Valiler Bürokratlar

Hüseyin Avni Paşa Yazıcıya Gönder
Isparta'nın Şarkikaraağaç kazasında doğdu. Babası vergi mültezimi Ahmed Efendi'dir. Medrese eğitimi için İstanbul'a geldi. Müderris olan dayısının yanında altı ay eğitim gördü. 1937'de Harbiye Mektebi'ne girdi. 1842'de mülâzım oldu, 1847'de Erkân-ı Harbiyye sınıfına ayrıldı. Harbiye Mektebi'nden 1849'da mezun oldu. Harbiye Mektebi'nde muallim yardımcılığı yapmaya başladı. 1852'de, orduda yapılan düzenlemeyle beraber binbaşı yapıldı. Balkanlar'da ayaklanma çıkınca, kaymakam unvanıyla Şumnu'ya gönderildi.

Kırım Harbi çıkana kadar Sofya yöresindeki Balkan geçitleri istihkâmlarına nezaret etti. Kırım Harbi çıkınca, üstün başarılar göstererek miralay oldu. 1854'te Erkân-ı Harbiyye reisi yapıldı. Batum'a gitti. Savaştaki başarılarından dolayı kendisine üçüncü rütbe Mecîdî nişanı verildi. 1857'de Mekteb-i Harbiyye bakanı oldu. Karadağ isyanı tekrar başlayınca, yine Rumeli'ye gönderildi. Görevini tamamlayıp İstanbul'a döndükten sonra, 1862'de Dâr-ı Şûrâ-yı Askerî reisi, 1863'te de ve Hassa Ordusu müşiri ve kaymakamı oldu.

Girit İsyanı başlayınca, Mart 1867'de Girit kumandanlığı göreviyle oraya gönderildi. Daha sonra Girit valisi oldu. Serasker Namık Paşa azledilince 1869'da seraskerlik görevine tayin edildi, ama Mahmud Nedim Paşa'nın sadarete gelmesi üzerine azledildi ve Isparta'ya sürgüne gönderildi. On bir ay sürgünde kaldıktan sonra affedilip İstanbul'a döndü. Aydın valisi yapıldı, Bahriye nazırı oldu; fakat Şubat 1873'te ikinci kez seraskerliğe tayin edildi.

Hüseyin Avni Paşa 15 Şubat 1874'te sadrazam oldu. İlk icraatı, selefi Şirvânîzâde Mehmed Rüşdü Paşa gibi rakiplerini İstanbul'dan uzaklaştırmaktı. Sadaretle seraskerliği birleştirerek idareye tam anlamıyla hâkim olmaya çalıştı. Fakat Nisan 1875'te sadaretten azledildi. Azilden sonra ikinci kez Aydın valisi yapıldı, ama sağlık durumunu ileri sürerek bu görevden çekilmek istedi. İsteği kabul edildi ve Paşa Avrupa'ya gitti. Sultan Abdülaziz'in tahttan indirilmesi konusunda İngilizler'le anlaştığı iddiasıyla geri çağrıldı ve Ekim 1875'te Selanik valiliğine atandı. Fakat kendi isteğiyle bu tayin değiştirildi ve Bursa'ya gönderildi. Mahmud Nedim ve Sakızlı Ahmed Esad paşalarla Şeyhülislam Hasan Fehmi Efendi gibi isimleri Hükûmet'ten uzaklaştırmaya çalıştı. Medrese talebeleri kışkırtılıp İstanbul'da 'talebe-i ulûm' hareketi başlatıldı. Gösteriler üç gün sürdü ve Mahmud Nedim Paşa istifa ettirilerek Mütercim Rüşdü Paşa sadrazam yapıldı. Hüseyin Avni Paşa dördüncü kez seraskerliğe tayin edildi. Midhat Paşa nazır, İmâm-ı Sultânî Hayrullah Efendi de şeyhülislam oldu. Böylece Sultan Abdülaziz düşmanlığında ittifak eden dört kişi, aynı Hükûmet'te görev almaya başladı ve Abdülaziz'in hali planlanmaya başlandı.

Hüseyin Avni Paşa, bu planı en çok uygulamak isteyen kişiydi. Önce, Saray'a bağlı kumandanları İstanbul'dan uzaklaştırdı. Kendisine yakın bulduğu kumandanlarla hal planını hazırladı ve Hükûmet üyelerini ikna etti. Şehirde çıkan bir hareketi bastırmak ve Padişah'ı korumak bahanesiyle asker, kışlasından çıkarıldı ve Dolmabahçe Sarayı karadan ve denizden kuşatıldı. Hüseyin Avni Paşa, Topkapı Sarayı'nda bulunan Veliaht Murad'ı arabasına alarak Serasker Kapısı'na getirdi. Burada beklemekte olan sadrazam, şeyhülislam ve Midhat Paşa tarafından karşılanan yeni padişah, Dolmabahçe Sarayı'na götürülerek tahta çıkarıldı. Eski padişah Abdülaziz, önce Topkapı Sarayı'na, daha sonra da Feriye Sarayı'na nakledildi. Üç gün sonra, odasında bilekleri kesilmiş olarak ölü bulundu. Ölüm haberini ilk önce Hüseyin Avni Paşa duydu. Abdülaziz'in naaşını Feriye Karakolu'nun kahve ocağına naklettirdi ve naaşın doktorlar heyeti tarafından etraflıca muayene edilmesini engelledi. Seraskerin bu tutumu Abdülaziz'in ölümü üzerindeki şüpheleri artırdı. Abdülaziz'in kayınbiraderi olduğu söylenen Kolağası Çerkez Hasan Bey, Midhat Paşa'nın konağında yapılan bir toplantıda bulunan Hüseyin Avni Paşa'yı 16 Haziran 1876'da öldürdü.