Toplam yaşam öyküsü sayısı: 9136
Kullanıcı Girişi



Kategoriler
Yeni eklenenler
Popüler yaşam öyküleri

Ana sayfa - İbn Suud

İbn Suud


Share Paylaş


Tavsiye et


Meslek: Siyasetçiler Hükümdarlar

İbn Suud Yazıcıya Gönder
Abdülaziz İbn Abdül Rahman İbn Faysal İbn Türki İbn Abdullah İbn Muhammed El Suud, 15 Ocak 1875'te, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da, son yüz otuz yıldır Arap dünyasının gücünü elinde bulunduran Suud Hanedanı'na ait Faysal sülalesinde doğdu. Arap dünyası tarafından 'Abdülaziz', Batı dünyası tarafından da 'İbn Suud' olarak bilinmektedir. Babası, Necid Emirliği'nin son hükümdarı Abdul Rahman bin Faysal'dır.

1880'de, Suud Hanedanı'nın rakipleri Reşidîler Riyad'ı fethetti. İbn Suud o zaman on beş yaşındaydı. Ailesi, Arabistan'ın güneyinde bulunan El Murrah kabilesine sığındı. Sonra tüm Suud Hanedanı üyeleri sırasıyla Katar'a, Bahreyn'e ve sonra da Kuveyt'e gitti ve yaklaşık elli yol boyunca Kuveyt'te kaldı.

İbn Suud, 1901'de, birkaç akrabasıyla beraber Necid'e baskın yapmaya çalıştı. Baskın ilgi toplayınca, baskıncıların sayısı iki yüze çıktı. Grup, Yabrin vahasında kamp kurdu. Ramazan Bayramı kutlamalarında İbn Suud Riyad'a saldırı kararı aldı. 15 Ocak 1902'de kırk adam şehrin surlarını aşarak Riyad'a girdi ve Reşidî Valisi Ajlan sabah namazı vaktinden sonra kafası kesilerek öldürüldü.

İbn Suud başa geçince ordu toplamaya başladı. İki yıl boyunca verilen mücadele sonunda Reşidîlerin yarısı Necid bölgesinden çıkarıldı. 1904'te Reşidî Emîri Abdülaziz, Osmanlı Devleti'nden askerî yardım ve koruma talebinde bulundu. Osmanlı Arabistan'a bir bölük gönderdi. İbn Suud'un ordusu 15 Ocak 1904'te Osmanlı ve Reşidîlerin birleşik ordusu karşısında yenildi ve Osmanlılara karşı gerilla savaşı vermek üzere yeniden örgütlenmeye başladı. Osmanlı ordusu, bu gerilla hareketiyle, iki yıl içerisinde aksatıldı ve geri çekilmeye zorlandı. 1906'daki Ravdet Muhanna Savaşı neticesinde Reşidî Emîri Abdülaziz öldürüldü ve Osmanlı ordusunun Necid'deki varlığına son verildi.

İbn Suud Necid bölgesindeki fethini 1912'de tamamladı. Selefi ulemanın onayını aldıktan sonra, bir sonraki fetihlerinde kendine yardım etmesi için 'İhvan' adlı din temelli bir askerî örgüt kurdu.

İngiliz Hükûmeti I. Dünya Savaşı boyunca İbn Suud'la diplomatik görüşmelerde bulundu. İngiliz Hükûmeti'nin amacı, diğer Arap ülkeleriyle benzer ilişkiler kurarak bölgeyi birleştirip dengede tutmaktı. Hükûmet İbn Suud'la 1915'te Darin Antlaşması'nı imzaladı. Amaç, Suud Hanedanı'nı sömürge yapmak ve inşa edilecek olan Suud Devleti'nin sınırlarını belirlemekti. Böylelikle İbn Suud, İngiltere'den hem silah hem de aylık 5.000 pound harçlık almaya başladı. Bu takviyelerle Reşidîlere savaş açtı ve tüm Reşidîler 1922'de yenildi.

Reşidîlerin yenilmesiyle İbn Suud'un toprakları iki katına çıktı. 1925'te İbn Suud kuvvetleri Mekke'yi Şerif Hüseyin'den devraldı ve yedi yüz yıllık Haşimî iktidarına son verdi. 10 Ocak 1926'da Hicaz kralı oldu. İngilizler İbn Suud'la 27 Mayıs 1927'de Cidde Antlaşması'nı imzaladı ve Hizac'la Necid bölgelerinin bağımsızlığı tanındı. Fakat İhvan örgütü Arabistan Yarımadası'nın diğer bölgelerine de işgal başlatınca, İbn Suud, İhvan'ın ilerlemesini yasakladı ve örgüt ile İbn Suud arasında çatışma çıktı. İhvanlar isyan etti. Mart 1929'da Sabilla Muharebesi yaşandı ve İbn Suud, İhvanları bastırdı. İbn Suud, yönetmekte olduğu Hicaz ve Necip bölgelerini 23 Eylül 1932'de birleştirerek Suudi Arabistan Krallığı'nı kurdu. Kendini de kral ilan etti.

Standart Oil Company için çalışan Amerikalı yer bilimciler, Suud görevlilerle beraber 1938'de Arabistan'da petrol keşfetti. Bu durum İbn Suud'a Hicaz'ı ve kendi konumunu zenginleştirecek bir avantaj sağladı. Vahabi düşüncesi ülkede yayılmaya başlandı.

İbn Suud II. Dünya Savaşı'na katılmadı ve tarafsız kaldı. Fakat 1938'de Irak Krallığı'ndaki İngiliz boru hattının saldırıya uğraması ve bu saldırının Alman Büyükelçisi Fritz Grobba'yla alakalı olduğunun anlaşılması sonrasında İbn Suud, Grobba'yı ülkesine göçmen olarak aldı. Bunun nedeni, İbn Suud'un İngilizlere karşı 1937'de beri duyduğu hoşnutsuzluktu. 1948'de Arap-İsrail Savaşı'na katıldı. Fakat bu katılım sembolik düzeyde kaldı.

Arabistan'daki birçok kraliyet ailesi, bahçeler, pahalı arabalar ve saraylar gibi lüks tüketim harcamalarında bulunurken, İbn Suud Basra Körfezi'nden Riyad'a kadar uzanan bir kraliyet demiryolu projesini hayata koydu. Bu mesafeyi daha sonra Cidde'ye kadar uzattı. Bu proje her ne kadar ciddiye alınmadıysa da Suudi Arabistan'ın millî petrol şirketi olan ARAMCO firması, bu demir yolunu hattını yetmiş milyon dolara inşa ettirdi. İnşaat 1951'de tamamlandı. İbn Suud'un ölümünden sonra ticari olarak da kullanılmaya başlanan bu demir yolu hattı, Riyad'ın modern bir şehir olmasına yardım etti. Fakat 1962'de kara yolunun yapılmasıyla, bu demir yolu hattı önemini kaybetti.

İbn Suud 9 Kasım 1953'de, uykusunda geçirdiği kalp krizi neticesinde öldü.