Toplam yaşam öyküsü sayısı: 9139
Kullanıcı Girişi



Kategoriler
Yeni eklenenler
Popüler yaşam öyküleri

Ana sayfa - Gertrude Bell

Gertrude Bell


Share Paylaş


Tavsiye et


Meslek: Tarihî kişilikler

Gertrude Bell Yazıcıya Gönder
Gertrude Margaret Lowthian Bell, 14 Temmuz 1868'de, İngiltere'nin Durham Kontluğu'nun Washington şehrinde doğdu. Londra'da Queen's Koleji'nde okudu. Oxford Üniversitesi Tarih Bölümünü 1892'de birincilikle bitirdi. Modern Tarih konusunda uzmanlaştı.

Oxford'dan mezun olduktan sonra, Tahran'da İngiliz elçisi olarak görev yapan amcası Frans Lascelles'i ziyarete gitti. Bu ziyareti 1894'te 'Persian Pictures' adıyla yayımladı. Seyahatlerine devam etti. Dağlarda zirve tırmanışları yaptı, arkeoloji ve dilleri araştırdı. Akıcı şekilde Arapça, Farsça, Fransızca ve Almanca konuşmasını öğrendi, İtalyanca ve Türkçe konusunda da kendini geliştirdi. 1899'da tekrar Orta Doğu'ya gitti. 1900'daki Kudüs ziyareti sırasında Filistin'i ve Suriye'yi gezdi.

Orta Doğu hakkındaki gözlemleri 'Suriye: Çöl ve Bostan/Syria: The Dessert and The Sown' adıyla 1907'de basıldı. Bell'in canlı tasvirleri, Batı dünyasının Arabistan çöllerine olan merakını artırdı. Bell, Mart 1907'de Osmanlı Devleti'ne gitti ve arkeolog Sir William M. Ramsay'le çalışmaya başladı. Silifke'de yaptıkları kazılar 'Bin Bir Kilise/A Thousand and One Churces' adıyla 1907'de basıldı.

1909'da Mezopotamya bölgesine gitti. Hitit şehri olan Karkamış'ı ziyaret etti. Ukadir kalıntılarının haritasını çıkardı. Ardından Babil'e ve Necef'e gitti. Orta Doğu seyahatlerini 1913'te tamamladı ve ülkesine döndü.

Bell, I. Dünya Savaşı'nın başlayınca, Orta Doğu'ya gidemedi. Fransa'da, sağlık amaçlı kurulan Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Hareketi'ne katıldı.

1915 Kasım'ında Kahire'deki Arap Bürosu'na çağrıldı. Orada Arabistanlı Lawrence olarak bilinen T. E. Lawrence'la da tanıştı. Bell ile Lawrence'ın birçok ortak yanı vardı: İkisi de Oxford Üniversitesi Tarih Bölümünü birincilikle bitirmişti, Arapçayı akıcı şekilde konuşabilmekteydi, Arabistan çölleri başta olmak üzere Orta Doğu'yı gezip yerel kabilelerle iletişim kurmuşlardı. Ünlü arkeolog ve tarihçi David Hogarth, Bell ile Lawrence'ın tecrübelerini değerlendirerek Lawrence ve Bell'i ajan olarak Kahire'deki İstihbarat Ordusu'na aldı.

Bell'in öncelikle Hogarth'a yardım etti, Lawrence ve William Shakespear'a da Arabistan coğrafyası ve Arap kabilelerinin davranışları hakkında bilgi verdi. Amaç, Arapların Osmanlı'dan uzaklaşarak İngiltere'nin yanında yer almalarını sağlamaktı.

3 Mart 1916'da, Arap Bürosunun yöneticisi General Clayton, Bell'i İngiliz kuvvetlerinin 1914'ten beri bulunduğu Basra'ya gönderdi. Görevi, Komutan Percy Cox'a bölge hakkında bilgi vermekti. Bell İngiliz ordusunun Bağdat'a güvenle ulaşabileceği bir harita çizdi.

İngiliz taburları 10 Mart 1917'de Bağdat'a geldi. Komutan Percy Cox, Bell'in Bağdat'a gitmesini istedi. Bell'a bu sırada 'Doğu Sekreteri' unvanı verildi. Osmanlı Devleti'nin bölünmesi Ocak 1919'da tamamlanınca, Bell, Mezopotamya bölgesinin analizini yürütmekle görevlendirildi ve Mezopotamya halkının kendi kaderini kendisinin tayin etmesine dair bir rapor yayımladı.

Percy Cox 11 Ekim 1920'de Bağdat'a geldi. Bell'den Arap Hükûmeti'yle iletişime geçmesini istedi. Böylelikle Bell, Irak Hükûmeti ile İngiliz memurlar arasında koordinasyon sağladı. Irak'ın güney bölgesinde Şiaların, merkezinde Sünnilerin ve Kürtlerin bir arada tutulması konusunda planlama yapıldı. Böylelikle İngiliz yetkililer, Irak'ın kendi başına devlet olmasını daha az masraflı buldu.

1921'de Kahire Konferansı düzenlendi. Konferansın amacı, Irak'ın ve Orta Doğu'nun coğrafi yapısı ve politik durumu hakkında bir karara varmaktı. Winston Churcill bu konferansta Bell'i, Cox'u ve Lawrence'ı 'Oryantalistler' grubuna aldı. Bell'in fikirleri konferansa damgasını vurdu. Bu konferansta Faysal bin Hüseyin'in Irak kralı yapılması kararlaştırıldı. Çünkü Faysal bin Hüseyin hem I. Dünya Savaşı boyunca İngiliz ordusuna yardım etmişti hem de Şiilerin, Sünnilerin ve Kürtlerin tepkisini toplamayacak bir isimdi. O dönemde Irak'ın bütünlüğünün korunması, Britanya Krallığı için elzemdi.

Faysal 23 Ağustos 1921'de kral olunca, Bell onunla görüşmeye başladı. Kurulacak olan yeni hükûmette kimin hangi bakanlığı alacağına dair ona tavsiyeler verdi. Yanı sıra, Faysal'ın liderliğinin Arap kabileler tarafından onaylanmasını sağladı. Irak Arkeoloji Müzesi'ni ve İngiliz Arkeoloji Okulu'nu kurdu. Bell 1920'lerde, Irak'ın yönetiminde tamamen etkili oldu.

Bell 1925'te İngiltere'ye geldi. Ekonomik zorluk çekmeye başlayınca tekrar Bağdat'a döndü. Fakat bu sefer akciğer zarı iltihabına yakalandı. 12 Temmuz 1926'da uykusunda ölü bulundu. Aşırı dozda uyku hapı içtiği belirlendi. Bağdat'taki İngiliz mezarlığına gömüldü. Üvey annesi Florence Bell, 1927'de, Bell'in I. Dünya Savaşı öncesindeki mektuplaşmalarını kitaplaştırdı.