Toplam yaşam öyküsü sayısı: 9136
Kullanıcı Girişi



Kategoriler
Yeni eklenenler
Popüler yaşam öyküleri

Ana sayfa - Emanuel Karasu

Emanuel Karasu


Share Paylaş


Tavsiye et


Meslek: Siyasetçiler Bürokratlar Milletvekilleri

Emanuel Karasu Yazıcıya Gönder
1862'de, Osmanlı Devleti'nin Selanik vilayetinde doğdu. Soyadı Carasso, Karaso, Karasso veya Karassu olarak da bilinmektedir. Şahsına ait bilgiler az, dağınık ve çeşitlidir. Osmanlı'daki adı Manuel Karasu Efendi'dir. Yahudi kökenli, tanınmış, tüccar bir ailenin oğludur. 1492'de İspanya'dan sürülmüş olan ve Sultan II. Bayezid'in izniyle Selânik'e yerleşen Sefarad Yahudilerindendir. Eşi Bella Karasu'dur. Çocuklarının sayısına ve isimlerine dair bilgiler çelişkilidir. Fakat edinilen bilgilere göre, kesin olmamakla beraber, Karasu'nun Frida, İda ve Nelly adında üç kızı; David, Albert ve Matteo adında da üç oğlu olduğu düşünülmektedir.

Mesleği avukatlıktı. Selânik Üniversitesi'nde kriminoloji dersleri verdi. Sonra İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne üye olarak siyasete atıldı.

İttihat ve Terakki Cemiyeti, Makedonya Risorta Mason Locasının himayesinde olan bir cemiyetti. Karasu bu locanın başındaydı. Mason locaları ve bazı gizli cemiyetler, Selânik'te, devrimci radikal görüşlere sahip ve aralarında Talat Paşa'nın da bulunduğu Jön Türklerin duygudaşları arasında bir buluşma yeriydi.

İttihat ve Terakki, II. Meşrutiyet'le beraber Osmanlı Devleti'nin idaresinde söz sahibi olmaya başladı. Karasu da doğal olarak ön plana çıktı. Mebus olabilmek için 1908'de İspanyol vatandaşlığından çıkıp Osmanlı vatandaşlığına geçti. Aynı yıl Selânik'ten milletvekili olarak Meclis-i Mebusan'a girdi.

II. Abdülhamid'e jurnalcilik de yaptı. Sultan'a verilen jurnaller arasından üç tanesi, Emanuel Karasu'nun mührünü taşımaktaydı.

Karasu, İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin, II. Abdülhamid'i tahttan indirme kararını Sultan'a tebliğ etmeyi planlayan dört kişilik heyetin üyesiydi. Karasu söz konusu heyet içerisinde bizzat yer almak istemişti. Heyet, Meclis-i Âyân Reisi Said Paşa'nın arabasıyla Yıldız Sarayı'na gitti ve II. Abdülhamid'le görüştü. Sultan'ı tahttan indirme tebliği on sekiz dakika sürdü. Sonrasında Karasu, bu hal tebliğini Frankfurter Zeitung adlı Alman gazetesine anlattı.

O yıllarda, Filistin toprakları, Yahudi sığınmacılar tarafından en uygun yer olarak görülmekteydi. Karasu bu fikre destek bulmak için Vladimir Jabotinsky ve İstanbul'daki diğer Siyonist liderlerle iş birliği yaptı. Karasu'nun hem Siyonizm için çalışan Yahudi liderlerden Jabotinsky'ye destek olduğu hem de II. Abdülhamid'den toprak talebinde bulunan heyetin içinde yer aldığı anlatılmıştır. Karasu'nun, Filistin'de kurulacak olan Yahudi yurdu için Kudüs sancağındaki Çiftlikât-ı Hümayun'u satın almak hususunda Sultan II. Abdülhamid'e teklifte bulunanlardan biri olduğu fakat Padişah'ın bu toprakların hem satışını hem de 99 seneliğine kiralanışını reddettiği belirtilmiştir.

Karasu, Türkiye'deki değişik Musevi kuruluşlarıyla çalıştı. Türk Musevilerinin önce Türk, sonra Musevi olduklarında ısrarcı oldu. Filistin topraklarının Siyonist iskânına karşı çıktı.

I. Dünya Savaşı sonunda, İstanbul'un Amerikan mandası altına verilip verilmemesi gerektiği gündeme geldi ve Karasu, İstanbul'un Osmanlı'nın yönetiminde kalması gerektiğini savundu.

1912'de Selânik'ten ikinci kez, 1914'te ise İstanbul'dan üçüncü kez milletvekili oldu.

1912'de İtalya ile barış sağlayan Uşi Antlaşması'nı imzalayan kişilerden biri oldu.

1918'den sonra İtalya'ya gitti. İttihat ve Terakki'nin I. Dünya Savaşı'nı kaybetmesinin ardından, 1919'da tutuklandı. Damat Ferit Paşa Hükûmeti, Karasu'nun servetinin yarısına el koydu. İttihatçılık artık geçersizleştiği için, 1921'de İtalyan vatandaşlığına geçti. 1934'te İstanbul'da öldü.