Toplam yaşam öyküsü sayısı: 8835
Kullanıcı Girişi



Kategoriler
Yeni eklenenler
Popüler yaşam öyküleri

Ana sayfa - Abdurrahman Nesib Efendi

Abdurrahman Nesib Efendi


Share Paylaş


Tavsiye et


Meslek: Diğer

Abdurrahman Nesib Efendi Yazıcıya Gönder

Üsküp Naibi Halil Fevzi Efendi'nin oğlu, Tırhala Kadısı Ahmed Sâdık Efendi'nin torunudur. Osküp'te doğdu. Ailesinin Liphova'ya taşınması üzerine ilk tahsilini orada Yanyalı Şeyh Ömer Efendi'nin yanında yaptı. Daha sonra Yanyalı Abdüllatif Efendi'den ders aldı ve Ergiri'de medreseye devam etti. Aynca Liphovalı Süleyman Efendi'den de hat dersleri aldı; ardından İşkodra Rüşdiyesi'nden mezun oldu. 1863'te İstanbul'a giderek Fatih dersiamlarından Mustafa Şevket Efendi'nin derslerini takip etmeye başladı. Bir süre Muallimhâne-i Nüvvâb'a devam etti ve üçüncü sınıftan diploma aldı. Daha sonra Rumeli Sadâreti Dairesi'nde zabıt kâtipliğinde bulundu, bu sırada Edirne ruûsunu elde etti. 1868de Nevrekop nâibliğine, 1871'de Bosna vilâyeti merkez nâibliğine tayin edildi; bir süre sonra da Travnik nâibliğine nakledildi. 1876-1909 yıllan arasında Rodos, Diyarbekir, Erzurum, Yanya, Selanik, Şam ve Halep nâiblikleriyle Rodos, Yanya, Edirne ve İstanbul vilâyetleri mahkeme reisliği, temyiz âzalığı ve Mısır kadılığı görevlerinde bulundu. Bu görevleri sırasında hareketi altmışlı, mûsıle-i Süleymâniye, İzmir, Bursa, Haremeyn ve İstanbul payelerini elde etti. 31 Aralık 1911'de şeyhülislâmlığa getirildi. Bu görevde yedi ay kadar kaldıktan sonra, 20 Temmuz 1912de kabinenin istifası ile görevinden ayrıldı. 11 Mart 1914'te vefat etti; kabri Bakırköy Mezarlığındadır.

İkinci dereceden Mecîdî, üçüncü dereceden Osmânî nişanlanna sahip olan Abdurrahman Efendi, hayatının son yıllarını Bakırköy'deki konağında geçirmiştir. Altmış seneye yaklaşan memuriyet hayatında, bulunduğu yerlerde dürüstlüğü ve çalışkanlığı ile iyi bir intiba bırakmış, Şam, Halep, Mısır âlim ve şairleri tarafından hakkında yazılan çeşitli kaside ve makalelerle övülmüştür. Muhyiddin İbnü'l-Arabi'den yaptığı bazı tercümeleri Müntehabât adıyla Tercümân-ı Hakîkafta yayımlamış, Fusûşu'l'hikem'öen de "salâfla ilgili bir kısmı Türkçe'ye çevirmiştir.