Toplam yaşam öyküsü sayısı: 8830
Kullanıcı Girişi



Kategoriler
Yeni eklenenler
Popüler yaşam öyküleri

Ana sayfa - Abdullah Bin Mesûd

Abdullah Bin Mesûd


Share Paylaş


Tavsiye et


Meslek: Diğer

Abdullah Bin Mesûd Yazıcıya Gönder
İlk müslümanlardan ve aşere-i mübeşşere'den biri, Küfe tefsir ve fıkıh mekteplerinin kurucusudur. Ailesi ve İslâm'dan önceki hayatı hakkında fazla bilgi yoktur. Babası, Abdullah Bin Haris Bin Zühre'nin halîfı idi. Bu sebeple o da Benî Zühre'nin halîfi olarak tanınmıştır. Fakir bir ailenin çocuğu olduğu için İslâmiyet'e girmeden önce pek tanınmayan Abdullah Bin Mes'ûd, çocukluğunda Ukbe Bin Ebû Muayt'ın sürülerine çobanlık yaptı. Hz. Hatice ve Ali'den sonra İslâmiyet'i kabul eden üçüncü kişi olduğu söyleniyorsa da bizzat kendisi, altıncı müslüman olmaktan şeref duyduğunu belirtmektedir. Onun yeni dine girişini, koyun sürülerini otlattığı bir sırada Hz. Peygamberle aralarında geçen olağan üstü bir hadiseye bağlayan haberler yanında, Peygamberin Erkam'ın evine yerleşmesinden veya Hz. Ömer'in İslâm'a girmesinden önce müslüman olduğuna dair rivayetler de vardır. Abdullah'ın annesi Ümmü Abd Bin Abdüved ve kardeşi Ukbe de ilk müslümanlardandır. Babası hakkında fazla bir şey bilinmediği için kendisine sahâbî bin sahâbiyye dendiği gibi, yine annesine nisbetle İbn Ümmi Abd diye de anılmıştır. Müslüman olduktan sonra, azılı İslâm düşmanlarından biri olan Ukbe Bin Ebû Muayt'ın yanından ayrıldı ve kendini dine ve Hz. Peygamber'in hizmetine adadı.Mekke'de diğer müslümanlaria birlikte o da müşriklerin eziyet ve işkencelerine mâruz kaldı ve bundan kurtulmak için Habeşistan hicretlerine katıldı. Müşriklerden korkmadan ve onlardan gelecek baskılara aldırmadan, Hz. Peygamberden sonra Kabe'de aşikâre Kur'an okuyan ilk sahâbî olan Abdullah Bin Mes'ûd, aynı zamanda Medine'ye ilk hicret edenler arasında yer aldı. Medine'de Resûlullah onunla Zübeyr Bin Avvâm ve Muâz Bin Cebel arasında muâhât kurdu. Kaynaklar onun Hz. Peygamber zamanındaki bütün savaşlara katıldığını bildirmektedir. Bedir'de savaştan bir önceki gece keşif kolunda görev aldı ve savaş sırasında yaralı olarak bulduğu Ebû Cehil'i öldürdü. Hz. Peygamber, ümmetin Rravun'u diye vasıflandırdığı Ebû Cehil'in öldürülmesinden dolayı Allah'a hamdederek Abdullah'ı övmüş ve Ebû Cehil'in kılıcını ona vermiştir.

Medine'de Mescid-i Nebfnin arka tarafında Abdullah'a annesiyle birlikte oturacakları bir ev ayrıldı, ayrıca kendilerine Resûlullah'ın evine rahatça girip çıkmaları için izin verildi. Hatta bu yakın münasebet sebebiyle yabancılar onları Peygamber ailesinden sanırdı. Kendisini Resûlullah'ın hizmetine adamış olan Abdullah, Hz. Peygamber bir yere gitmek istediği zaman ayakkabılarını çevirip hazırlar, yolda önünde yürür, yıkanırken perde tutar ve uykuda iken ibadet için uyandırırdı. Bir yere oturduklarında ayakkabılarını çıkarır, muhafaza ederdi. Güzel sesliydi ve çok güzel Kur'an okurdu. Sahabe arasında ahlâk ve yaşayışı bakımından Resûlullah'a en çok benzeyen bir kimse olarak kabul edilirdi. Hz. Peygamber'in hayat tarzını, kıyafetini, ahlâk ve tavırlarını örnek almada son derece gayret gösterirdi. Bir yandan Hz. Peygamber'in özel hizmetinde bulunurken diğer yandan da yeni müslüman olanlara İslâmiyet'i öğretirdi. Abdullah, Uhud Savaş'ında bir ara ortaya çıkan panik sırasında Peygamberin yanından ayrılmayan birkaç kişiden biridir. Hz. Peygamber'in vefatından sonra meydana gelen ridde olaylarında Medine'nin savunulması ve stratejik noktalarının korunması maksadıyla Halife Ebû Bekir tarafından seçilenler arasında o da yer almıştır.