Toplam yaşam öyküsü sayısı: 8835
Kullanıcı Girişi



Kategoriler
Yeni eklenenler
Popüler yaşam öyküleri

Ana sayfa - Abdullah Bin Âmir

Abdullah Bin Âmir


Share Paylaş


Tavsiye et


Meslek: Valiler

Abdullah Bin Âmir Yazıcıya Gönder
Ebû Abdirrahmân Abdullah Bin Amir bin Küreyz Bin Rebîa Halife Osman ve Muaviye devrinde Basra valiliği yapan tabiî. 626 yılında doğdu. Babası Âmir, Hz. Peygamber’in halası Beyza’nın oğludur. Umretü’l-kazâ veya Mekke fethi esnasında henüz üç yaşlarında iken Hz. Peygamber’e getirilmiş, Peygamber onu okşamış, “O bizim oğlumuzdur, içinizde bize en çok benzeyen odur.” demiş ve “Hiçbir zaman susuz kalmasın.” diye dua etmiştir. Yirmi beş yaşında iken Halife Osman tarafından Basra valiliğine tayin edildi (650). Valiliği sırasında İran ve Horasan’ın fethi tamamlandı ve son Sasani Hükümdarı III. Yezdicerd Merv’de öldürüldü. Onun zamanında gerçekleştirilen bu fetihler sonunda Basra küçük bir ordugâh şehri olmaktan çıkıp körfezin doğusundaki bölgelerin idaresinden sorumlu bir merkez hâline geldi. Ayrıca Bahreyn de buraya bağlandı. Bu bölgelerin divanları da Basra’ya nakledildiğinden, Abdullah’ın idaresindeki şehir büyük bir iktisadi gelişme gösterdi. 656 yılında evinde muhasara altına alınan Halife Osman, Basra Valisi Abdullah’tan yardım istedi. O da Mücâşi’ Bin Mesud kumandasında bir askerî birliği yardıma gönderdi. Rebeze’ye varınca halifenin şehit edildiğini öğrenen birlik geri döndü. Bunun üzerine Abdullah, Mekke’ye gitti. Hz. Ali’nin halifeliğine karşı çıkmak üzere hazırlıklara başlamış olan ve Şam’a gitmeyi düşünen Hz. Ayşe, Talha ve Zübeyr ile görüştü; Şam yerine Basra’ya gitmeleri konusunda onları ikna etti ve kendilerine mali destekte bulundu. Oğlu Abdurrahman’la birlikte Cemel Vakası’na katıldı. Savaşta oğlunu kaybetti, kendisi de başından yaralandı. Savaştan sonra Şam’a gidip Muaviye’ye iltihak etti. Şam Valisi Muaviye, Abdullah Bin Âmir’i Büsr Bin Ebû Ertât’la, diğer bir rivayete göre Abdurrahman Bin Semüre ile birlikte, kendi adına anlaşma yapmak üzere Hz. Hasan’a gönderdi (661). Anlaşmadan sonra halifeliğini ilan eden Muaviye, Büsr Bin Ebû Ertât’ı Basra valiliğine tayin etti. Ancak Abdullah, bu şehirle ilgili yarım bıraktığı bazı işleri olduğunu söyleyerek halifeden kendisinin Basra’ya gönderilmesini istedi. Muaviye de Büsr’ü azledip Abdullah’ı tayin etti. Abdullah bu ikinci valiliği sırasında Horasan ve Sicistan’ı yeniden fethetti. Sind bölgesine de Râşid Bin Amr El-Cüdeydî kumandasında bir ordu gönderdi. Böylece o, başta Basra olmak üzere Fars, Sicistan ve Horasan bölgelerinin valisi oldu. Fakat Muaviye, Basra ve çevresinde karışıklıklar çıkaran Hariciler’e ve yol kesenlere karşı kuvvete başvurmaktan çekinen, suçlulara müsamahakâr davranan Abdullah’ı 665 yılında valilikten azletti. Abdullah bundan sonra, 670’te Bizans topraklarına bir kış seferi düzenlemesi dışında, hayatının geri kalan kısmını Mekke’de geçirdi; ölünce Arafat’ta defnedildi. Abdullah Bin Âmir, siyasi ve askerî alanlarda çok aktif rol oynamış, bilhassa İran ve Horasan’da gerçekleştirdiği fetihler dolayısıyla temayüz etmiştir. Onun imar hizmetleri de dikkati çekmektedir. Halkın su ihtiyacını karşılamak üzere Basra’da iki, Übülle’de bir kanal açtırmış, Nibâc ve Karyeteyn’i ağaçlandırmış, bazı ev ve konaklan satın alıp yıktırdıktan sonra yol ve çarşı yaptırmıştır. Hacılar için Arafat’a bir havuz inşa ettirip kuyulardan buraya su getirtmiştir. Kaynaklar, onun şahsi meziyetlerini ve bilhassa su ile ilgili hizmetlerinden başarısını Hz. Peygamber’in çocukken kendisine yaptığı duaya bağlamaktadır.