Toplam yaşam öyküsü sayısı: 8835
Kullanıcı Girişi



Kategoriler
Yeni eklenenler
Popüler yaşam öyküleri

Ana sayfa - Hazım Bozca

Hazım Bozca


Share Paylaş


Tavsiye et


Meslek: Milletvekilleri

Hazım Bozca Yazıcıya Gönder
Hazım Bozca Birinci dönem milletvekillerinden Halil Hilmi Bozca'nın oğlu olan Hazım Bozca 1911 yılında İstanbul'da da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Afyonkarahisar'da tamamladıktan sonra annesinin kenti olan İstanbul'a gitti. Hukuk tahsilinden sonra askerlik hizmetini yaptı. 18 Mart 1940 tarihinde Siirt C. Savcı yardımcılığına atandı. 1946 yılına kadar bu görevde kaldıktan sonra memuriyetten ayrılıp, siyasete atıldı. 5 Ağustos 1946 tarihinde D.P. Afyonkarahisar listesinden TBMM'ne girdi ve 1950, yılına kadar ilimizi temsil etti. Bu arada Öz Demokrat Parti hareketinin içerisinde yer aldı. 1968 yılına kadar Afyonkarahisar'da avukatlık yaptı. 1 Temmuz 1968 tarihinde Adalet Partisi adayı olarak girdiği Belediye Başkanlığı seçimini kazandı. Afyonkarahisar'ın tanımış avukatlarından Kemal Kurtbaş'ın eşi Nurinnisa Hanımın ağabeyi, Attila Kurtbaş'ın dayısı olan Ha zım Bozca gerçek bir Osmanlı Efendisi idi. Güçlü bir avukattı, ele aldığı davaları kazanır, fakat bundan sevinç yerine üzüntü duyardt; çünkü onun bir davayı kazanması demek, bir başka meslektaşının kaybetmesi demekti! Bozca Belediye Başkanlığı görevini sürdürürken hastalandı ve Ankara ya götürüldü. Ancak kurtarılamıyarak 8 Aralık 1971 tarihinde Hakk'ın rahmetine kavuştu Afyonkarahisar’a getirilen naşı, muhteşem bir törenle defnedildi. Ardından çok yazılar ve şiirler yazıldı. Merhum Ali Türk Kocatepe Gazetesinin 16 Aralık 1971 Tarihli nüshasındaki yazısında şu sözlere de yer verdi: "Bozca çok genc denilecek yaşta memleket hizmetlerinde ödev almasını bilebilmiş hemşerimizdi. Güzel konuşurdu. Konuşurken dinleyenleri adeta büyüleyerek ikna eden kuvvetli bir hitabete sahipti. Aranan, iyi bir arkadaşlığı vardı. Vefalı, vazifesini bilir bir aile reisi idi.Hitabetini kuvvetli kılan unsurlardan birisi kültürlü oluşu ve kelime dağarcığının haylice hamuleli oluşu idi. Onun etrafındakilerin konuşmalarını bastıran gür ve neşeli sesi halâ kulaklarımda çınlamaktadır."