Toplam yaşam öyküsü sayısı: 8835
Kullanıcı Girişi



Kategoriler
Yeni eklenenler
Popüler yaşam öyküleri

Ana sayfa - Mehmet Şükrü Bey ( Koçoğlu )

Mehmet Şükrü Bey ( Koçoğlu )


Share Paylaş


Tavsiye et


Meslek: Milletvekilleri

Mehmet Şükrü Bey ( Koçoğlu ) Yazıcıya Gönder
Mehmet Şükrü Bey ( Koçoğlu ) Koçzade Hacı Abdullah Efendi oğlu olan Mehmet Şükrü Bey, 1887 yılında Afyonkarahisar'da doğdu. İlköğrenimini burada tamamladıktan sonra İstanbul'da hukuk tahsili yapmış, mezuniyeti müteakip Afyonkarahisar'a dönerek avukatlığa başlamıştır. Hukukçu olmasına rağmen Koçoğlu Şükrü Bey, gazetecilik, yönü ile şöhret yapmıştır. Türkiye çapındaki "İkaz" Gazetesini önce Afyonkarahisar'da, sonra Ankara'da yayımlamıştır. Bu gazete O'nun ölümünden sonra da uzun süre yayımını sürdürmüştür. Yunan kuvvetlerinin,Afyonkarahisar'ı işgal etmeleri üzerine, il çapında örgütlenen bütün direniş hareketlerinin içerisinde yen almış, Sivas Kongresi'ne, Afyonkarahisar murahhası olarak iştirak etmiş ve Kongre divanında kâtip olarak görev yapmıştır. Birinci TBMM'nde de Afyonkarahisar Milletvekili olan M.Şükrü Bey, meclisin en hareketli, atak ve çalışkan milletvekili olarak dikkati çekmiştir. Politikaya bir türlü ısınamamış, hükümetin beğenmediği her icraatını meclis kürsüsünden şiddetle eleştirmiş, böylelikle hükümetin ve giderek Atatürk'ün şimşeklerini üzerine çekmiştir. Doğal olarak, Mecliste oluşan ikinci gruba dahil olan milletvekilleri arasında yer almış, bu yüzden de ikinci meclise girememiştir. M.Şükrü Bey, yakın tarihimize Yeşil ordu Hareketi olarak geçen olayın içerisinde bulunmuş, "Halk İştirakiyûn Fırkası" nın yöneticisi ve en hızlı temsilcisi olmuştur. Birinci TBMM üyelerinin tamamı milliyetçi, pek çoğu mukaddesatçıdır. Böyle bir Meclisin içerisinde Marksist eğilimli bir fırkanın bulunmasına nedeni gerek görülmüştür? Bu konuda çok yazılıp-çizilmiştir. Genel kanaat odur ki o günlerde, Türkiye'nin, SSCB yardımına ihtiyacı vardır. SSCB ise, komünizmi seçmiş, yolunda yürümekteydi. Atatürk Lenin'le diyalog kurmuş, en yakın arkadaşı Ali Fuat Cebesoy'u, Moskova'ya göndermişti. Türkiye Cumhuriyeti'nin, en azından anti-komünist olmadığı izleniminin, Halk İştirakiyûn Fırkası yolu ile yaratılarak, beklenen yardımın sağlanması mı düşünülmüştü? Nitekim az sonra Ruslardan beklenen maddî yardım gelmişti, bütün dünyanın Türklerin üzerine çullandığı ve Anadolu'nun paylaşılmasının hesaplandığı bir sırada, bu rus yardımı büyük işe yaramıştı... Kanaatimizce Koçoğlu Şükrü Bey, çok büyük bir memleket hizmeti yapmış, o sol partide görev almıştı. Şükrü bey komünist değildi ve olamazdı da. Çünkü Koçoğlu Şükrü Bey, milliyetçiydi ve dini bütün bir müslümandı.