Toplam yaşam öyküsü sayısı: 8835
Kullanıcı Girişi



Kategoriler
Yeni eklenenler
Popüler yaşam öyküleri

Ana sayfa - II. Abbas Hilmi

 II. Abbas Hilmi


Share Paylaş


Tavsiye et


Meslek: Valiler

II. Abbas Hilmi Yazıcıya Gönder
Mısır hidivi (valisi). 14 Temmuz 1874’te İskenderiye’de doğdu. Bir süre Viyana’da Theresianum okuluna devam etti. Viyana’da iken babasının 7 Ocak 1892’de ölümü üzerine Osmanlı Devleti tarafından Mısır hidivliğine tayin edildi. Osmanlı hükûmeti bu sırada Avrupa’daki temsilciliklerine gönderdiği telgraflarda, hidiv üzerindeki nüfuzunu göstermek gayesiyle Abbas Hilmi’nin Mısır’a giderken İstanbul’a uğramasını ve buradan kendisine tahsis edilecek bir vapurla gitmesini istedi. Fakat Abbas Hilmi bir bahane bularak İstanbul’a gelmedi; Avusturya imparatorunun tahsis ettiği bir vapurla Kahire ye gitti ve törenle görevine başladı. Abbas Hilmi’nin çok genç ve idari işlerde tecrübesiz olması sebebiyle Osmanlı hükûmeti, yıllarca Mısır fevkalade komiserliği yapmış ve Mısır’ın idari işlerinde büyük tecrübe kazanmış bulunan Ahmed Muhtar Paşa’yı hidive “müstesâr-ı hâs” tayin etti. Böylece Mısır üzerinde büyük nüfuza sahip olan İngiltere’nin hıdive yapacağı tesir ve telkinleri büyük ölçüde önlemeyi düşündü. Hidivliğinin ilk yıllarında İngiliz idaresine karşı muhalif bir siyaset takip eden Abbas Hilmi, önce reîs-i nüzzarlığa Fahri Paşa’yı getirmek istedi. Daha sonra da Mısır’da İngiliz subayları tarafından idare edilen orduyu tenkit etmeye başladı. Bu yüzden Kahire’deki İngiliz konsolos ve temsilcileriyle anlaşmazlığa düştü; hatta bu anlaşmazlık bir ara çok ileri bir safhaya vardı. Fakat Riyaz Paşa’nın kurduğu nazırlar heyeti iki tarafça da kabul edilince bu kritik durum atlatıldı. Bu arada Fransız-İngiliz ittifakı neticesinde Fransızlarla arası açılınca İngilizlere yaklaştı. Abbas Hilmi’nin ilk bakışta Mısır’daki İngiliz İdaresine muhalif bir siyaset takip ettiği görülmekteyse de bu siyasetinin uzun ömürlü olmadığı ve kısa bir süre sonra İngilizlerin tesirine girdiği anlaşıldı. Abbas Hilmi’nin Osmanlı Devleti’ne karşı istikrarlı bir siyaset takip ettiğini söylemek çok güçtür. Bununla birlikte, Mısır daimî komiseri olan Ahmed Muhtar Paşa, Osmanlı Devleti’nin Mısır üzerindeki haklarının şeklen de olsa korunmasına büyük dikkat gösterdi. Nitekim Abbas Hilmi’nin bağlılığını bildirmek için İstanbul’a ilk gidişinde ona Osmanlı Devleti tarafından özel bir vapur tahsis edilmesini sağladı. Temmuz 1893’te, yanında Ahmed Muhtar Paşa varken İstanbul’a giden Abbas Hilmi, ertesi yıl da Avrupa seyahatine çıkmaya karar verdi. Osmanlı Devleti, Mısır’da idarî bir boşluğun doğmaması ve Avrupalıların hidiv üzerinde muhtemel tesirlerinin önlenebilmesi için, Ahmed Muhtar Paşa’dan hidivi bu seyahatten vazgeçirmesini istedi. Ancak Abbas Hilmi, bütün ısrarlara rağmen bu seyahate çıktığı gibi her yıl Avrupa’ya gitmeyi de âdet haline getirdi. Osmanlı Devleti ise onun hangi Avrupa ülkesine gittiğini ve kimlerle temas kurduğunu takip etmeye çalıştı. Abbas Hilmi’nin dengeli bir siyaset takip etmemesi, gerek Mısır içinde gerekse dış ülkelerde muhaliflerinin çoğalmasına sebep oldu: Bunun bir sonucu olarak da zaman zaman suikastlara uğradı. 1914 yazında İstanbul’a geldiği sırada da başka bir suikasta uğrayarak yaralandı. Kısa bir müddet sonra çıkan I. Dünya Savaşı sebebiyle bir daha Mısır’a dönemedi. 19 Aralık 1914’te İngiltere, Mısır’ı himayesine aldı ve Abbas Hilmi hidivlikten azledilerek yerine bir başkası getirildi. Abbas Hilmi, bu tarihten sonra hayatını İstanbul ve Viyana’da geçirdi ve 20 Aralık 1944’te Cenevre’de öldü.