Toplam yaşam öyküsü sayısı: 8835
Kullanıcı Girişi



Kategoriler
Yeni eklenenler
Popüler yaşam öyküleri

Ana sayfa - Hacı Bektaş Veli

Hacı Bektaş Veli


Share Paylaş


Tavsiye et


Meslek: Türk büyükleri Tarihî kişilikler

Hacı Bektaş Veli Yazıcıya Gönder
Bektaşî tarikatınınönderidir. 1216 yılında Horasan'ın Nişabur şehrinde doğdu. Asıl adı Mehmet,şanı ise Bektaş'tır. Baba tarafından İmam Hüseyin'in soyundan geldiği ve Hazret-iAli'nin on altıncı batın torunu olduğu, hakkındaki rivayetler arasındadır.Öğrenimini Nişabur'da yaptı. Sonra Kırşehir yöresindeki Suluca Karahöyük'eyerleşti. Buradan görüşlerini yaydı. 1310 yılında öldü. Ölümünden sonra torunuBalım Sultan Bektaşi tarikatını kurdu. Türbesi de bugün adıyla anılan ilçededir.Bektaşî tarikatının önderi olan ve Bektaşîlerin piri gözüyle bakılan HacıBektaş Velî, bir tarikat kurmayı ve pîr olarak başına geçmeyi asladüşünmemişti. O sadece bir mürşit olarak ortaya çıkarak insan sevgisini veinsanlığı dünyada her şeyin üstünde tutma inancını insanlara yaymaya çalıştıömrü boyunca.

Bir görüşe göre, Hacı Bektaşî Velî, Anadolu'ya yerleşmiş bulunanTürkleri irşat için, hocaları Ahmet Yesevî'nin talebesi olan Lokman-ı Perende ileSeyyid Muhammed tarafından görevlendirilmişti. Üzerine ayrıca Türkleribirleştirmek, aralarındaki geçimsizliği kaldırarak ve kardeş kılmak görevini dealarak, Horasan'dan kardeşi Menteş ile birlikte ayrılmıştı.

Hacı Bektaş'ın Anadolu'daki ilk durağı Sivas oldu, oradan Amasya'ya geçti. Halifesiolduğu Babaî tarikatı şeyhi Baba İshak'ın vefatına kadar Amasya'da kaldı. Sonrabugünkü Kırşehir'in güneydoğusuna rastlayan Suluca Karahöyük'e gitti. Burası,Selçuk Hükümdarı Alâeddin Keykubat tarafından, savaşlarda büyük yararlıkgösteren Horasanlı Yunus adında bir askere 'yurtluk' olarak verilmiş ufacık birkonak yeriydi. Sadece 7 hâneden ibaret olan ve bar obayı andıran bu konak yerineHorasanlı Yunus'un oğlu İdris'in konuğu olarak yerleşti.

Hacı Bektaşî Velî, bir dinadamı, bir düşünür, bir sosyolog, bir mâneviyatçı, bir ziraatçı ve bir Türkçüidi. Bütün bu özellikleriyle insanların gönüllerine kolaylıkla girmeyi başardı. Hacı Bektaş, Suluca Karahöyük'ü bir halk üniversitesihâline getirdi. Bu arada geleceğin birçok mutasavvıf ve bilginlerini de buradayetiştirdi. Bu öğrencilerini çeşitli diyârlarda açtığı 'Kırk Ocak'laragönderdi, buralarda görevlendirdi onları. Görüşlerini etrafa yaymakta buöğrencilerinin pek önemli rolü oldu.Yunus Emre'nin hocası olan ve Hacı Bektaş'a'Taptuk (bulduk) Padişahım' dediği için bu isimle anılan Taptuk Emre, SarıSaltuk, Geyikli Ahmet Baba, Abdal Musa, Ahî Evren, Balkan ülkelerinde büyük hizmetlergören Kızıl Deli Sultan (nâm-ı diğer Seyyid Ali), Kaygusuz Abdal ve Pîr SultanAbdal bunların arasında idiler.Bekteşî inancınagöre, Orhan Gazi ilk Osmanlı ordusunu kurarken Hacı Bektaş'ın fikirlerindenfaydalanmış, kurulan orduya dua etmiş ve yeniçeriler de kendisini 'Pîr' olaraktanımışlardır. Hatta elini bir askerin başı üzerine koyup dua ettiği zaman arkayadoğru sarkan kol yeninin hatırasına Yeniçeri serpuşlarının arkası bir yen gibiuzatılmıştır arkaya doğru. Hacı Bektaşî Velî, Yeniçeriliğin kurulmasından,hatta Sultan Orhan'ın doğumundan çok önce vefat ettiği için bunların doğruolmasına imkân yoktur. Ancak Yeniçeri ocağında Bektaşîliğin hâkim olduğu veYeniçerilerin kendilerine 'Taife-i Bektaşiyân' dedikleri gerçektir. Ve Yeniçeriocağındaki bu eğilime uyan Yavuz Sultan Selim'in de Bektâşî tarikatına girdiğibilinir. Yavuz, Osmanlı hânedânı içinde Bektaşîliği kabul eden tek padişahtır.

Hararet 'nar'dadır, 'sac'da değildir.
Keramet 'baş'dadır, 'tac'da değildir.
Her ne arar isen kendinde ara,
Kudüs'te, Mekke'de, Hac'da değildir.
Sâkin ol, kimsenin gönlünü yıkma,
Gerçek erenlerin izinden çıkma,
Eğer adam isen ölmezsin, korkma
Âşığı kurd yemez, 'uc'da değildir.

diyen Hacı Bektaş Velî, vefatından sonra daha büyükönem ve değer kazandı.Bu büyük önem nedeniyledir ki,vefatından yıllar sonra torunlarından Balım Sultan tarafından onun görüşlerininışığı altında bir tarikat kuruldu ve adına Bektaşîlik denildi. Bundan sonraSuluca Karahöyük daha büyük önem kazandı ve Hacı Bektaş adıyla anılmayabaşladı. Hacı Bektaş Velî'nin kabrinin bulunduğu yerin çevresi bir ziyaretgâh, birBektaşîlik merkezi hâline geldi. Hacı Bektaş Velî'nin medfun bulunduğu ve'Huzur-ı Pîr' adıyla anılan türbe ise Yavuz Sultan Selim tarafındanyaptırıldı.'İnsanoğlu, bütün mahlûkatve mevcudattan kutsaldır. Ulu Tanrı, Hazret-i Âdem'i yaratırken kendi nûrunu vecemâlini ona vermiştir. Tanrı, insanı kâmilin özünde ve yüreğindedir'görüşü Bektaşîliğin ana prensibini teşkil etmektedir. Allah'ı ve Peygamberitanıyan ve Hazret-i Ali'ye bağlı olan Bektaşîler şu yedi prensibe bağlıdır:İnsanlık, iyilik, adalet, hürriyet, müsavat, çalışkanlık ve insanlıkaşkı...Hacı Bektaş'ın yaşantısı, çeşitli söylentilerle doludur. Onun sözleri,sohbetleri, uyarılan olağanüstü olaylarla örülmüş, Hacı Bektaş'a çeşitlikerametler izafe edilmiştir.Bu söz ve sohbetler,çevresindeki müritleri tarafından derlenerek, Hacı Bektaş'a ait Makâlât ve Fevâidadlı iki eser meydana getirilmiştir. Bu iki eserden ayrı olarak, Hacı Bektaş'ınŞathiye adlı Türkçe-manzum bir eseri daha olduğu söylenmektedir.Hacı Bektaş'ınölümünden çok sonra, Bektaşîlerce hazırlanan ve bir destan havası içinde HacıBektaş'ın menkıbelerinden bahseden Velâyetnâme adlı eser çok meşhurdur. Hacı Bektaş, gerçek aşka, Allah'ın dostluğuna,Allah'tan korkarak değil, Allah'ı doyumsuz bir sevgi, arınmış bir yürekleseverek ulaşmayı amaç bilmiştir. Ona göre bu sevgi insanın özündedir. Önce insankendisini bilmeli, karşısındakini de sevmelidir. Ve yine: 'Sürekli olarak mutlulukistiyorsan, herkesle dost ol, kimseye kin ve haset besleme.' diye uyarır. Hacı Bektaş'a ait olduğu söylenen bir şiirde bufikirler şöyle dile getiriliyor :

Dervişlik hırkada, taçda değildir,
Hararet nardadır, saçta değildir.
Her ne arar isen kendinde ara
Kudüs'te, Mekke'de, Hac'da değildir.
Sakın bir kimsenin gönlünü yıkma
Gerçek erenlerin sözünden çıkma
Eğer insan isen ölmezsin korkma
Aşığı kurt yemez, uç'ta değildir.