Toplam yaşam öyküsü sayısı: 8835
Kullanıcı Girişi



Kategoriler
Yeni eklenenler
Popüler yaşam öyküleri

Ana sayfa - Âşıq Elesger

Âşıq Elesger


Share Paylaş


Tavsiye et


Meslek: Yazarlar - Şairler

Âşıq Elesger Yazıcıya Gönder

(Ağkilise, 1821 - Ağkilise, 1926)
XIX yy. Azeri saz şe'rinin en Önemli temsilcisi, Azerbaycan aşık edebiyatının klasiklerinden biridir. 1821 yılında şimdi Ermenistan topraklarına katılmış eski bir Türk yurdunda, Basarkeçer'in Ağkilse köyünde aşıq şiirinin ve sazın vurgunu olan Elimemmedin ailesinde dünyaya geldi. Elesger 14-15 yaşlarında köyün zenginlerinden Kerbelayı Qurban'a hizmetçi olarak verildi. Onun kızı güzel Sehinbanı'yı sevdi: kızdan sevgisine karşılık aldı. Lakin Kerbelayi Qurban'm kardeşi Pullu Meherrem onların kovuşmasına imkan vermedi, Sehinbanı'yı oğlu Mustafa'ya aldı.

Bu olaydan sarsılan Elesger saz çalmağa, söz koşmaya başladı. Atası onu 16 yaşında tanınmış el senetkân, Qizılvenk'li Aşıq Ali'ye uşak verdi. Elesger aşıklık sanatının sırlarını üstadı Ali'den öğrendi. Azerbaycan aşık şe'rinin araşdırıcılarmdan Hümmet Elizade, onların ustad-çırak münasibetleri konusunda şunları yazar: "Aşıq Elesger, üstadı Aşıq Alı ile toy, nişan meclislerine gidende be'zen onun dediklerine kulak asmaz, kendi şiirlerini okurmuş. Elesger'in bu hereketi üstadının hoşuna getmezmiş, bu hereketten vazgeçmesi için ona nasihatler edermiş. Bir gün yine büyük bir toy meclisinde üstadla çırak arasında söz olur. Aşıq Ali'nin sözü Elesger'e dokunur, Elesger öfkelenir. Üstadı ile atışmayı kafaya koyar. Meclis iki tarafa ayrılır: Bir teref Aşıq Ali'yi, o biri teref Elesger'i müdafaa eder. Ustad-çırak biri biri ile deyişir, aralarından çok herbezorbalar, üstadnameler, divaniler, teenisler ve dudakdeymezler gelip keçer. Nihayet Elesger açıkça ve şimdiye kadar hiç bir aşık terefinden karşılığı söylenemeyen "A yağa-yağa" teenisini söyler. Aşiq Ah, Aşıq Elesger'e cavab verebilmez; meclisi bırakıb gider. Bu hadiseden sonra Elesger, üstadından ayrılır, müstakil bir sanatkâr gibi aşıqhğa başlar. Elesger, üstadını bağlaması neticesinde geniş kitle arasında daha böyük şöhret kazanır. Onun yanma yakmuzak yerlerden çıraklar gelir" (Aşıq Elesger, 1937, s.5-6).

XIX yy. ortalarına doğru artık Âşıq Elesger bütün Kafkasya'da tanınan bir âşık idi. Tiflis'de Rusça yayınlanan "Kavkaz" gazetesi 1851 yılında ondan, olağanüstü sesi, saz çalma mahareti ve söz koşma kabiliyeti olan bir senetkâr olarak söz açar. Sevgilisi Sehinbanı'dan zorla ayrı salındıktan sonra, Aşıq Elesger 40 yaşma kadar bekâr kalmış, 1862 yılında, Kelbecer'in Yanşaq köyünden olan Anahanım'la evlenmişdi. Elesger'in oğlu Aşıq Talib de üstad bir aşık olarak tanınmıştır. Elesger, aşık şiirinin bütün türlerini kapsayan zengin bir miras bırakıp gitmişdir. Hayatta olduğu donemde hiç bir kitabı yayınlanmadığından, şiirlerinin büyük bir kısmı kaybolmuştur. Şiirlerinin ekseriyeti sözlü gelenekte devam ettiği için onlar da yazıya alınmamış, zaman geçdikçe unutulmuş, hafızalardan silinmiştir.

1918 yılında Ermenistan'da iktidara gelen Taşnaklar, Azerbaycan Türkleri'ne karşı bir soykırıma başlayınca, Aşıq Elesger, ailesi ile birlikde göçüp Azerbaycan'ın Terter bölgesine yerleşmişdi. O, burada bir müddet değirmencilik etmiş ve ihtiyar çağlarında yazdığı şiirlerinin birinde kendi durumundan acı acı şikayetlenerek şöyle demişdi:
Dad senin elinden çerx-i kecmedar,
Üreyimdeyüz dermansız yaram var,
Âşıq deyirmançı, ağa çarvadar,
Serraf gelsin bu bazarı dolaşırı.

Çağdaşlarının hatıralarına göre Aşıq Elesger, uzun boylu, alnı açık, iri yapılı, bedence çok sağlam ve kuvvetli bir adam imiş. Kara gözleri, kalın, kara çatma kaşları, dolgun yüzü varmış. Sırtına uzun etekli arxalıq, üstünden çuha, ayağına mest giyer, başına Buhara kalpağı koyarmış. Daima başını tıraş ettirir, seyrek bir sakal bırakirmış. Aşiq Elesger 1921 yılında durumu nisbeten düzelince yeniden doğduğu köye, Ağkilse'ye dönmüş. Lâkin, kocalık ve hastalık yüzünden artık saz çalıb söz koşamamıştir. 1926 yılı mart ayının 7 sinde tahminen 106 yaşında Ağkilse köyünde Hakk'm rahmetine kovuşmuş, burada da dem olunmuşdur. 1988 yılında Basarkeçer bölgesi Türk halkının Ermeniler tarafından göçe zorlanması ile buradaki Türkler yeniden topraklarını terketmişlerdir. Âşiq Elesger'in Ağkilse köyündeki mezarına da hakaret eden Ermeniler buradaki bir çok Türk-müslürnan abidesi gibi, bu mezarı da yok etmişlerdir.