Toplam yaşam öyküsü sayısı: 8835
Kullanıcı Girişi



Kategoriler
Yeni eklenenler
Popüler yaşam öyküleri

Ana sayfa - Altay Kerim

Altay Kerim


Share Paylaş


Tavsiye et


Meslek: Yazarlar - Şairler

Altay Kerim Yazıcıya Gönder

(Köstence, 1937 -)
Romanya Türklerinin nesir sahasındaki önemli isimlerinden biridir. 1937'de Köstence'ye t ağlı Musurat köyünde doğdu. Tokat'tan gelip Romanya'ya yerleşen ve hayatını Mecidiye, Tekirgöl gibi yerlerde öğretmenlik yapmakla geçiren bir ailenin çocuğudur. Kerim, 1956'da Köstence Pedagoji Lisesi'ni, 1962'de de Bükreş Üniversitesi Türkoloji Bölümünü bitirdi. Çeşitli okullarda öğretmenlik yaptı. Romanya radyosunda, Türkçe Yayınlar Şubesi sorumluluğunda bulundu. Bu görevinden 1997'de emekli oldu. Körfez savaşı sırasında, Romanya muhabiri olarak Ankara'da çalıştı. Karadeniz ve Renkler'in redaksiyon heyetinde görev yaptı. Bu yayın organlarında hikâye, yazı ve Romen şairlerinden yaptığı çevirileri yayımlandı.

Kâniye (Bükreş 1984) adı Tatar Türkçesiyle yazdığı bir hikâye kitabı ve Dictionar Tatar-Turc-Roman (Bükreş 1998) adlı bir sözlüğü vardır.

Kâniye, Romanya'da Tatar Türkçesiyle yayımlanan ilk edebî eserdir. Altay Kerim, Nevzat Yusuf gibi gözünü çocukluk ve gençlik yıllarına çevirir ve Köstence civarında bir köyde yaşayan soydaşlarının hayatını realist bir şekilde hikâye eder. Bir taraftan II. Dünya Savaşı'nın getirdiği acı ve sıkıntıları, bir taraftan da sosyalist rejimin beraberinde getirdiği sarsıntıları göğüslemeye çalışan soydaşlarımızın dramını gözler önüne serer. Yazarın en başarılı olduğu kısımlar, bu temanın işlendiği hikâyelerdir.

Kitaba adını veren, küçük bir roman görünümündeki "Kâniye" adlı hikayede, bir Tatar köyünün 1950'li yıllardaki panoraması çizilir. Hikayelerdeki kahramanlar, genellikle doğup büyüdüğü çevresinde gördüğü soydaşlarıdır. Aynı topraklarda yetiştikleri Romenler de, iki toplum arasında paylaşılan acıların ve sevinçlerin anlatıldığı hikâyelerde yerlerini alırlar. Altay Kerim'in hikayelerinde psikolojik tahlillerden ziyade vak'a ön plândadır. Bu da onun eserine sürükleyici bir anlatım kazandırmıştır. Türk azınlığın günlük hayatında kullandığı atasözleri ve deyimler ise onun hikâyelerine farklı bir renk katar.