Toplam yaşam öyküsü sayısı: 9138
Kullanıcı Girişi



Kategoriler
Yeni eklenenler
Popüler yaşam öyküleri

Ana sayfa - II. Mahmud

II. Mahmud


Share Paylaş


Tavsiye et


Meslek: Osmanlı padişahları Osmanlı padişahları

II. Mahmud Yazıcıya Gönder
20 Temmuz 1785'te doğdu. I. Abdülhamid'in oğludur. Alemdar Mustafa Paşa'nın IV. Mustafa'yı haletmesi üzerine 28 Temmuz 1808'de padişah oldu. Bu dönemde Yeniçeri isyanları, âyanların bastırılması, Sırp ve Yunan milliyetçilerinin ayaklanmaları, Rus savaşları ve Mısır Valisi Mehmed Ali Paşa'nın isyanı gibi sorunlarla uğraşmak zorunda kaldı.

II. Mahmud saltanatının 1808 ila 1826 yılları arasını Yeniçeri Ocağı'nı kaldırmakla uğraşarak geçirdi. Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılmasını istemeyen Anadolu ve Rumeli âyanları ise Osmanlı idaresine baskı uyguladı. Âyanlarla idare arasında Sened-i İttifak imzalandı, ancak bu girişim sonuçsuz kalınca âyanlar ortadan kaldırıldı.

II. Mahmud saltanatının diğer sorunlarından biri de, Avrupa'da Fransa'ya karşı verilmekte olan mücadeleydi. Osmanlı Devleti, Fransa yanlısı siyasete dönmek zorunda kaldığı için Rusya ve İngiltere'yle savaş hâlindeydi. İngiltere'yle olan savaş Kala-i Sultaniyye Antlaşması'yla 9 Ocak 1809'da, Rusya'yla olan savaş da Bükreş Antlaşması'yla 28 Mayıs 1812'de sonlandırıldı. Bu barışla Ruslara önemli haklara sahip oldu, Memleketeyn tahliye edildi, Kafkaslar'daki Rus ilerlemesine müdahale edilmedi ve Sırplara özerklik verildi.

1821'de Rum isyanı başladı, ama bastırılamadı. Bu durum Avrupa'daki Türk aleyhtarlığını artırdı ve devletler arası bir mesele hâline geldi. Navarin'de demir atan Osmanlı-Mısır donanması Ekim 1827'de yakıldı. Fransızlar Mora'ya asker çıkardı. Rusya Rum meselesini bahane ederek Osmanlı'ya savaş açtı ve Rus kuvvetleri Edirne'ye kadar geldi. II. Mahmud'un tüm müdahalelerine rağmen Edirne'de Ağustos 1829'de bir barış antlaşması yapıldı ve Mora da dâhil olmak üzere bazı adaları içine alan Atina merkezli küçük bir Yunan devletinin kurulmasının önü açıldı.

II. Mahmud, Avrupalı devletlerin yanında, Mısır Valisi Mehmed Ali Paşa'yla da mücadele etti. Osmanlı Devleti bu sefer doğudan ve Müslüman bir güç tarafından parçalanmakla tehdit edilmekteydi. Avrupa devletleri bu tehdidi fırsata çevirerek Mısır meselesiyle birlikte Boğazlar meselesini de ortaya çıkardı. Mısır kuvvetleri Konya'ya kadar ilerledi, burada yapılan savaşta Osmanlı ordusunu Mısır kuvvetlerine Aralık 1832'de yenildi. Rusya bu durumu bahane ederek kara ve deniz kuvvetleriyle birlikte Şubat 1833'te Beykoz'a geldi. Kütahya'da varılan uzlaşmayla II. Mahmud, 1516 ve 1517 fetihleriyle elde edilen toprakları Mehmed Ali Paşa'ya bırakmak zorunda kaldı. Rusya'yla da Hünkâr İskelesi Antlaşması imzalandı ve Rusya Boğazlar üzerinde önemli haklar elde etti.

Mısır ve Osmanlı kuvvetleri Haziran 1839'da Nizip'te tekrar savaştı; savaşı Mısır ordusu kazandı. Mısır ve Boğazlar meselesi, Mehmed Ali Paşa'yı destekleyen Fransa ile Osmanlı'yla dayanışma içine giren İngiltere'nin müdahalesiyle halledildi. Mehmed Ali Paşa sıkı şartlara bağlandı.

II. Mahmud, saltanatı süresince merkeziyetçiliği artırdı. Ülkedeki zorba idareciler ortadan kaldırıldı. Mehmed Ali Paşa hariç olmak üzere II. Mahmud, Osmanlı'daki merkezî otoritenin ağırlığını önceki padişahlardan daha başarılı bir şekilde hissettirdi. Hatta başarısını sağlamlaştırmak için ulema sınıfıyla iyi geçindi ve onları da kontrol altına aldı.

Eski düzen ve kurumlar kaldırıldı. Çağdaş bir ordu kurulmaya çalışıldı. Ordu, Osmanlı'daki vakıf zenginliklerinin rasyonel kullanımıyla finanse edildi. Bunun için 1826'da Evkaf-ı Hümayun Nezareti kuruldu. Yeniçerilik zihniyetini temsil ettiği için Bektaşî tarikatı hakkında kovuşturma başlatıldı. İstanbul'da eski olmayan tekkeler kapatıldı, önde gelen tarikat mensupları idam edildi veya sürüldü, yeni düzeni desteklemesi beklenen bazı tarikat şeyhlerine de para yardımında bulunuldu. Takvim-i Vekayi gazetesinde reformlarla ilgili haberlere yer verilerek bir kamuoyu yaratıldı. Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılmasını haklı gösteren 'Üss-i Zafer', 'Neticetü'l-vekayi' ve 'Gülzar-ı Fütuhat' gibi eserler yazdırıldı.

II. Mahmud kılık kıyafet konusunda da değişiklikler yaptı. Din âlimi ve din görevlilerinin kıyafetleri hariç, devlet hizmetinde bulunacak memurlara ceket ve pantolon giyme zorunluluğu getirildi. İlk kez fes giyilmeye başlandı. Askerlerin üniforma giymesi kararlaştırıldı. Mehterhane müessesesi kaldırıldı, orduya trampet ve borazan sistemi getirildi. Cuma selamlıklarında mehter müziği yerine opera parçaları çalınmaya başlandı. II. Mahmud bu sebeple halk tarafından 'gavur padişah' olarak anıldı.

Bakanlardan biri başvekil unvanıyla hükûmet işlerini organize etmeye başladı; bu bakımdan sadrazamlık makamı bir süreliğine sonlandırıldı. Babıali'de tercüme odası açıldı. Yurt dışına ilk kez öğrenci gönderildi. Mühendishane, Harbiye ve yeni açılan Tıphane gibi kurumlardaki eğitim dili, ağırlıklı olarak Fransızca yapıldı.

Müsadere usulü ve tımar sistemi kaldırıldı. Memurların rütbe ve kademeleri belirlendi. Camiler, tekkeler ve kiliseler onarıldı. Ortaya çıkan Katolik Ermeniler, bir cemaat olarak 1830'da resmen tanındı.

Tüm bu reform ve ıslahatlara rağmen II. Mahmud dönemi, ekonomik sıkıntılardan kurtulamadı. Alım gücünün düşük olması ve paranın değerinin sürekli düşmesi, bu döneminin belirgin özelliğini oluşturdu. On kez yapılan devalüasyon sonucunda kuruşun gümüş içeriği %80 oranında azaldı. Çalışanlar küçük maaşlarla yetinmek zorunda kaldı.

II. Mahmud 28 Haziran 1839'da öldü.