Toplam yaşam öyküsü sayısı: 8835
Kullanıcı Girişi



Kategoriler
Yeni eklenenler
Popüler yaşam öyküleri

Ana sayfa - Benicio Monserrate Rafael del Toro

Benicio Monserrate Rafael del Toro


Share Paylaş


Tavsiye et


Meslek: Sinema - Tiyatro Yönetmenler

Benicio Monserrate Rafael del Toro Yazıcıya Gönder
Benicio Monserrate Rafael del Toro Sánchez (d. 19 Şubat 1967) Porto Riko doğumlu Akademi Ödüllü aktör, yönetmen, senarist ve yapımcı. Porto Riko'lu avukat bir ailede doğan Benicio del Toro, 9 yaşında annesini kaybetti. 80'lerde TV dizisinde rol almaya başladı. "License To Kill" rolü ile daha da ünlendi. "Traffic" filmiyle Akademi Ödülü aldı.

İlk Dönem
Benicio Monserrate Rafael del Toro Sanchez 1967 yılının Şubat ayında, Santurce, Porto Riko'da dünyaya geldi. Babası ve annesi Gustavo Adolfo del Toro Bermúdez ve Fausta Sánchez Rivera avukatlık işinde çalışmaktaydılar.[1] Kendisinin bir de ağabeysi vardır. Del Toro daha sonra Miramar'daki Katolik okuluna gitti. Benicio 9 yaşına geldiğinde ise annesini Hepatit'ten dolayı kaybetti. 13 yaşına geldiğinde babası her iki oğluyla birlikte Mercersburg - Pennsylvania'ya taşındı. Del toro burada Mercesburg Akademisi'ne gitti. Yüksek okulu da burada bitirdi.

Kariyer
80'li yılların televizyon dizilerinde Benicio Del Toro, diziler de kısa rollerde bir veya iki bölüm olarak göründü. Çoğu zaman gangster (Miami Vice) veya uyuşturucu satıcısı (Drug Wars) rollerinde gözüktü. 1987 yılında Madonna'nın "La Isla Bonita" isimli video klibinde çok kısa olarak göründü. Bir süre sonra Big Top Pee-wee filmiyle ilk defa sinema filminde göründü ve ardından James Bond - Licence To Kill filminde Dario rolünde göründü. Ve 21 yaşında olmasıyla James Bond'un "en genç kötü adamı" olmayı başardı. Ardından gişede iyi bir başarı getiren The Indian Runner (1991), China Moon (1991), Christopher Columbus: The Discovery (1992), Money for Nothing (1993), Fearless (1993) ve Swimming with Sharks (1994) gibi filmlerde rol almaya başladı. 1995 yılında kendisinin The Usual Suspects filminde yaptığı başarılı performansdan sonra sinema dünyasına kendisine iyi bir yer edindi. Bu filmde canlandırdığı Fred Fenster karakteriyle ödüller aldı. Abel Ferrara'in The Funeral (1996) ve yakın arkadaşı Julian Schnabelnun yönettiği Basquiat filminde Benny Dalmau rolünde oynadı. Yine 1996 yılında Robert De Niro ve Wesley Snipes gibi isimlerin rol aldığı The Fan isimli gerilim filminde Bobby Rayburn (Snipes)'un numarasını giyindiği için aralarında rekabet olan beyzbolcu karizmatik Meksika'lı "Juan Primo" rolünde oynadı. Hatta 1995 yılında ilk defa yönetmenlik de yaptı. Juan Primo karakteri sayesinde NCLR Bravo ödülüne aday oldu.
Hunter S.Thopmsonun ünlü kitabından yola çıkarak çekilen Fear and Loathing in Las Vegas filminde eleştirmenler tarafından kötü yorumlar alarak, Del Toro bir röportajında onun kendi kariyerinde bir düşüş olduğunu söyledi. Del Toro gelen tepkilere çok üzülmüştü ancak film daha sonra kült filmler kategorisine girdi. İki yıl sonra 4 yüksek kaliteli filmle sinema dünyasına tekrar geri döndü, The Way of the Gun bunlardan ilkiydi, ve bu cinayet filminin senaristi The Usual Suspects filminin senaristi Christopher McQuarrie idi. İki ay sonra Steven Soderbergh'in Traffic isimli uyuşturucudan bahs eden suç filminde canlandığı polis "Javier Rodriguez" ile Akademi Ödülüne layik görüldü .Kendisi bu filmdeki başarısıyla tüm eleştirmenlerden iyi yorumlar alarak, Altın Küre ödülünede layik görüldü. Film ile En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Akademi Ödülü aldı fakat filmdeki repliklerinin birçok kısmı İspanyolcaydı. Filmin gişede getirdiği başarıdan sonra Benicio del Toro, Hollywood sinemasında kendisine büyük bir yer edindi. 2000 ve 2001 yılları arasında çıkan Guy Ritchie hiti Snatch filminde Dört Parmak lakaplı kumarbaz ve elmas hırsızı Franky rolünde göründü, filmde Dennis Ferina, Jason Statham, Vinnie Jones ve Brad Pitt gibi birçok ünlü ad rol almaktaydı. Daha sonra da eski arkadaşı Sean Penn'in yönettiği ve Jack Nicholson ile oynadığı The Pledge isimli polisiye filminde rol aldı.
Daha sonra People dergisi tarafından en güzel 50 insandan biri seçildi. 2003 yılında The Hunted ve 21 Grams filminde rol alarak, 21 Grams ile yine Akademi Ödülüne aday oldu. Daha sonra ise Sin City filminde de Jack "Jackie Boy" Rafferty rolünde göründü. En son Halle Berry ile Things We Lost in the Fire filminde oynadı.

The Hunted filminde Del Toro

2008 yılında 61. Cannes Film Festivali'nde Che Guevara'yı canlandırdığı Che filmi ile En İyi Erkek Oyuncu ödülünü almıştır.

Akademi Ödülleri
2001 yılında Benicio Del Toro, Traffic filmi ile Akademi Ödülüne layik görüldü. Filmdeki karakteriyle yabancı dilde konuşarak Oscara layik görülen dördüncü karakter oldu (Del Toro'nun konuşmalarının büyük kısmı İspanyolcaydı). Sophia Loren, Robert De Niro, ve Roberto Benigni bunlardan diğerleri. Aynı zamanda aynı yıl Joaquin Phoenix(Porto Riko doğumlu) aynı ödüle aday olmuştu.
Del Toro, 2003 yılındakı 21 Grams filminde canlandırdığı Jack karakteriyle de Oscar'a aday oldu.

İlginç bilgiler
New York'ta oyunculuk okuluna gitti.
Anne ve babası onu avukat yapmak istemişlerdir.
The Hunted filminde Tommy Lee Jones ile dövüşürken bileğini inciterek setlerden uzak kaldı ve çekimler o olmadan tamamlandı. Daha sonra döndüğünde bile günde üç saat tedavi görüyordu.
Del Toro İspanyolca'da "boğa" anlamına gelmektdir.
Boyu 1.88 m.'dir
Johnny Depp ile yakın arkadaştır. Cannes Man ve Fear and Loathing in Las Vegas filmlerinde birlikteydiler.
Rade Serbedzija ile Amerikada'ki evinde komşudur. Rade ile Snatch (2000) filminde de rol almıştı. Star Wars için düşünülmüştü.
Petrollerden anlamakta yeteneklidir.
Yakın arkadaşı Sean Penn kendisini Filmleri daha iyi yapmak için ormandan çıkıp gelmiş biri o, rol yapan bir hayvan adeta. Korkusuz bir aktör ve bu korkusuzluğu sayesinde karakter yorumunda çok sıradışı bir yaratıcılığa sahip. İlk bakışta dikkat çekmeyen parlak rol seçimleri yapabilen ender oyunculardan biri. Gösterişçi hiç değil; eğer kazara bir filmdeki oyuncu kadrosu içinde sivrilmişse bu, yalnızca diğerlerinin onun yükselttiği çıtaya yaklaşamamış olmalarındandır diye tanımlıyor. Basic Instinct 2 filmindeki rolü geri çevirdi.
Röportajlardan alıntılar

"Oscar çok ilginç bir şey. Trafik (2000) benim için böyleydi. Oscar aldıktan sonra insan kendisini yüksek profilli hiss ediyor."
"Küçükken 9 yaşımda annemi kaybettim. Bir süre sonra bu olayı normal karşılamaya başladım, babam daha sonra evlendi. O evlendiğimde ben 13 yaşımdaydım ki, o an kendimi onun ikinci karısına karşı yakın hissetmedim. Bir süre sonra işlerde çalışıyordum ama o tarz işlerde çalışmayı sevmiyordum. 20'li yaşlarımın büyük bir kısmı kuzenlerimle geçti. Çocukluğum o kadar da eğlenceli değildi, bilgisayar ya da elektronik oyunlarım yoktu. Sadece kardeşimle birlikte hayaller kurardık. Ben ayıların efendisi "Tarzan"dım. Ve kendi hayallerimle yeni dünyamı yarattım". "Annemin kaybından sonra Katolik okuluna gittim ve oradaki bazı insanlar benim verdiğim çocuk maskesinin altında farklı biri olduğumu düşünüyorlardı."
"Babam bir avukat olmamı istiyordu".
"Fear and Loathing in Las Vegasdakı gibi kilo almayı bir daha asla yapmam, fiziksel olarak çok rahatsız ediciydi ve aldığım kiloları vermekte oldukça zorlanmıştım'

Özel Hayatı
Benicio Del Toro genelde özel hayatıyla pek gündeme gelmemektedir. 2001de bir röpörtajında "kız arkadaş için vaktim yok" demiş olsa da Del Toro bugüne kadar Alicia Silverstone, Sara Foster,Heather Graham, Claire Forlani, Scarlett Johansson ve Charlize Theron gibi ünlüler ile birlikteliği olmuşdu. Bunlardan Claire Forlani ile bir yıllık ilişkisi olmuşdu, birlikte Basquiat (1996) filminde oynamışdılar. 1997de çift ayrıldı, Del Toro Excess Baggage setinde yakınlaştığı manken, şarkıcı ve oyuncu Alicia Silverstone ile bir yıllık birlikteliği olmuşdu. Bunlardan en uzun ilişkisi Sara Foster ile evlenmeyi düşünse de daha sonra ayrılmışdılar.