Toplam yaşam öyküsü sayısı: 8835
Kullanıcı Girişi



Kategoriler
Yeni eklenenler
Popüler yaşam öyküleri

Ana sayfa - Djivan Gasparian

Djivan Gasparian


Share Paylaş


Tavsiye et


Meslek: Müzisyenler

Djivan Gasparian Yazıcıya Gönder
Djivan Gasparyan 12 Ekim 1928'de Ermenistan'ın Ahta bölgesinin Solag köyünde dünyaya geldi. Küçük yaşta evin geçimine katkıda bulunmak için çalışmalara başladı, fakat aklı hep duduktaydı. "Sessiz filmler yerel müzik eşliğinde gösterilirdi. Duduk'u ilk kez sinemada dinledim. Bir taraftan da ailemin geçimine yardımcı olmak zorundaydım. Topladığım şişeleri satarak ilk duduğumu aldım. Altı yaşındaydım, çalmayı kendim öğrendim. Çocuk grubundan sonra Gomidas Konservatuarı'na girdim. Master ve pedagoji eğitiminden sonra konservatuarda eğitim görevlisi oldum."


Djivan Gasparyan 1946'dan 1982'ye kadar Tatul Altunyan Halk Müziği ve Oyunları Topluluğu'nda solist olarak yer aldı. Yapımcı-müzisyen Brian Eno 1989'da Moskova'da Melodia plak şirketinin stüdyolarında Sovyet halklarının müziklerini incelerken; Djivan Gasparyan'ın müziği ile karşılaştı. Çok etkilenen Eno, Gasparyan'ı Londra'ya çağırdı. Gasparyan'ın yurtdışında yayınlanan ilk albümü "I will not be sad in this world" bu dönemde kaydedildi.

Gasparyan bu albümden sonra dünyanın en ünlü senfonik orkestraları ve Peter Gabriel, Lionel Ritchie, Michael Brook gibi tanınmış müzisyenlerle çalıştı. Avrupa ve Amerika'da pek çok albüm yayınlandı. "Ronin", "Gladyatör" gibi pekçok filmde müzikleriyle yer aldı.


Djivan Gasparyan: Çok küçük yaşlarımda Ermenistan'da sessiz filmler vardı. Bu filmlerin hepsine giderdim. Sinema salonunun ilk sırasında hep müzisyenler, duduk çalanlar otururdu. Filmin hüzünlü yerlerinde hüzünlü melodiler, mutlu anlarında mutlu melodiler üflerlerdi. 0 heyecan bana duduğu sevdirdi. Orada ilk tanıştığım ustalardan biri Markar Markaryan'dı. Sanırım 1943 yılıydı. Bana bir duduk vermesini rica ettim. Şöyle bir boyuma baktı, "senin boyun ne posun ne, sen önce okula git. Anan baban yok mu senin?" dedi. Annem o yıllarda vefat etmişti. Babamsa ordudaydı. Ben tek başımaydım. Baktı ki çok ısrar ediyorum, çıkardı cebinden bir duduk verdi bana.